top of page

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu 2026: Şirketiniz Ceza Riskiyle Karşı Karşıya Olabilir.

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 7 gün önce
  • 8 dakikada okunur

Anonim şirket sahiplerinin en sık gözden kaçırdığı hukuki yükümlülüklerden biri, belirli sermaye tutarını aşan anonim şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğudur. Birçok şirket sahibi bu yükümlülüğü yalnızca “dava açılırsa avukata gideriz” şeklinde düşünmekte, ancak kanun anonim şirketler için bazı durumlarda sürekli ve sözleşmeli avukatla çalışma zorunluluğu getirmektedir.

2026 yılı itibarıyla esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan anonim şirketler, sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde şirket hakkında avukat tayin edilmeyen her ay için idari para cezası uygulanabilir. Üstelik bu ceza tek seferlik değildir; yükümlülüğün ihlal edildiği her ay için ayrı ayrı hesaplanır.

Bu nedenle anonim şirket ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve şirket yöneticileri açısından konu yalnızca “avukatla çalışmak gerekir mi?” sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele, şirketin kanuni zorunluluk kapsamında olup olmadığının doğru belirlenmesi, sözleşmenin usulüne uygun yapılması, ücretin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun olması ve şirketin olası idari para cezası riskinden korunmasıdır.

anonim şirket, avukat zorunluluğu, avukatlık asgari ücret tarifesi, idari para cezası, baro, uzman avukat, limited şirket, danışmanlık, zorunlu avukat
Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu 2026: Şirketiniz Ceza Riskiyle Karşı Karşıya Olabilir.

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Nedir?

Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenen özel bir yükümlülüktür. Bu düzenleme, belirli büyüklüğe ulaşan anonim şirketlerin hukuki işlerini tamamen tesadüfe, geçici çözümlere veya sonradan müdahaleye bırakmamasını amaçlar.

Kanuna göre Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurması gerekir. Güncel anonim şirket asgari sermaye tutarı 250.000 TL olduğundan, bu tutarın beş katı 1.250.000 TL’dir.

Bu nedenle 2026 yılı itibarıyla; esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan anonim şirketler, zorunlu sözleşmeli avukat bulundurmalıdır. Bu sınırın altında kalan anonim şirketlerde ise Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında zorunlu avukat bulundurma yükümlülüğü doğmaz. Ancak zorunluluk bulunmasa bile ticari sözleşmeler, işçi-işveren ilişkileri, alacak tahsili, kira ilişkileri, genel kurul işlemleri, yönetim kurulu kararları ve dava riskleri nedeniyle anonim şirketlerin düzenli hukuki destek alması çoğu zaman ciddi hak kayıplarını önler.


2026 Yılında Hangi Anonim Şirketler Avukat Bulundurmak Zorunda?

2026 yılı için temel eşik şu şekilde hesaplanır:

Anonim şirket asgari sermaye tutarı: 250.000 TL. Avukat bulundurma zorunluluğu için aranan oran: 5 kat, Sonuç: 1.250.000 TL

Dolayısıyla esas sermayesi 1.250.000 TL, 2.000.000 TL, 5.000.000 TL veya daha fazla olan anonim şirketler, bu yükümlülüğün kapsamına girer.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, şirketin fiili cirosu, kârı, çalışan sayısı veya aktif büyüklüğü değil; ticaret sicilinde kayıtlı esas sermaye tutarıdır. Şirketin yıllık geliri düşük olsa, aktif faaliyeti sınırlı olsa veya o yıl zarar etmiş olsa bile esas sermaye 1.250.000 TL ve üzerindeyse avukat bulundurma zorunluluğu gündeme gelir.

Bu nedenle şirket sahiplerinin ilk yapması gereken şey, ticaret sicil kayıtlarında görünen güncel esas sermaye miktarını kontrol etmektir. Özellikle son yıllarda sermaye artırımı yapan anonim şirketler, bu artışla birlikte zorunlu avukat bulundurma kapsamına girmiş olabilir.


Limited Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Var mı?

Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında düzenlenen zorunluluk limited şirketler için öngörülmemiştir. Sermayesi yüksek olsa dahi limited şirketlerin bu madde uyarınca sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ancak bu durum, limited şirketlerin hukuki destek almaması gerektiği anlamına gelmez. Limited şirketler de ticari sözleşmeler, işçilik alacakları, tahsil edilemeyen faturalar, ortaklar arası uyuşmazlıklar, kira ilişkileri, icra takipleri ve dava süreçleriyle karşılaşabilir. Fakat kanuni zorunluluk bakımından anonim şirketlerle limited şirketler aynı durumda değildir.

Bu yazının konusu özellikle anonim şirketlerdir. Çünkü anonim şirketlerde belirli sermaye eşiğinin aşılmasıyla birlikte avukatla çalışma tercihi artık yalnızca ticari bir karar olmaktan çıkar; kanuni bir yükümlülük haline gelir.


Zorunlu Avukat Bulundurmamanın Cezası Nedir?

Anonim şirketin avukat bulundurma yükümlülüğüne aykırı davranması halinde uygulanacak yaptırım oldukça ağırdır. Avukatlık Kanunu m.35 uyarınca zorunluluğa uymayan şirketlere, avukat tayin edilmeyen her ay için brüt asgari ücretin iki aylık tutarı kadar idari para cezası verilir.

2026 yılı brüt asgari ücret tutarı 33.030 TL’dir. Buna göre 2026 yılı için aylık idari para cezası hesabı şöyledir: 33.030 TL x 2 = 66.060 TL

Yani zorunlu olduğu halde avukat bulundurmayan anonim şirket, 2026 yılı itibarıyla her ay için 66.060 TL idari para cezası riskiyle karşı karşıyadır. Bu ihlal 12 ay boyunca devam ederse yıllık ceza riski şu seviyeye ulaşır: 66.060 TL x 12 = 792.720 TL

Bu tablo, anonim şirketler açısından çok açık bir gerçeği göstermektedir: Sözleşmeli avukatla çalışmamak, çoğu zaman avukatla çalışmaktan daha maliyetli hale gelebilir. Üstelik idari para cezası ödenmiş olsa bile şirketin hukuki riskleri ortadan kalkmaz. Şirket yine sözleşmesiz işlem yapmaya, işçi uyuşmazlıklarına, icra takiplerine, ticari alacak sorunlarına ve dava risklerine açık kalmaya devam eder.


Zorunlu Sözleşmeli Avukat Ücreti 2026 Yılında Ne Kadar?

2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre Avukatlık Kanunu m.35 gereğince anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu sözleşmeli avukata aylık ödenecek asgari ücret 45.000 TL’dir.

Bu tutar, zorunlu sözleşmeli avukatlık hizmeti için belirlenen asgari bedeldir. Şirketin faaliyet alanı, işlem yoğunluğu, dava sayısı, sözleşme hacmi, çalışan sayısı, şube sayısı, ticari riskleri ve ihtiyaç duyduğu hukuki hizmetin kapsamına göre daha yüksek bir ücret belirlenmesi mümkündür.

Önemli olan nokta şudur: Bu kapsamda yapılan sözleşmenin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında kalmaması gerekir. Aksi halde sözleşme hem şirketin yükümlülüğü gerçekten yerine getirip getirmediği konusunda sorun yaratabilir hem de avukatlık meslek kuralları bakımından sakıncalı hale gelebilir.

Bu nedenle anonim şirketlerin yalnızca “kağıt üzerinde bir sözleşme” yapması yeterli değildir. Sözleşmenin içeriği, aylık ücret tutarı, hizmet kapsamı, baroya bildirim süreci ve ödeme belgeleri mevzuata uygun şekilde düzenlenmelidir.


Sözleşmeli Avukatla Çalışmak Şirket İçin Neden Avantajdır?

Zorunlu avukat bulundurma meselesi çoğu zaman yalnızca ceza riskinden ibaret görülmektedir. Oysa anonim şirketler açısından sözleşmeli avukatla çalışmanın asıl değeri, şirketin hukuki risklerini büyümeden yönetmesidir.

Bir anonim şirketin günlük işleyişinde hukuki risk doğuran çok sayıda alan vardır. Ticari sözleşmeler hazırlanır, bayilik veya tedarik ilişkileri kurulur, çalışanlarla iş sözleşmeleri yapılır, kira sözleşmeleri imzalanır, alacaklar tahsil edilmeye çalışılır, yönetim kurulu kararları alınır, genel kurul süreçleri yürütülür, müşterilerle uyuşmazlıklar çıkar, icra takipleri başlatılır veya şirkete karşı takip yapılır.

Bu işlemlerin çoğunda hata yapıldığında sorun hemen ortaya çıkmaz. Hata, bazen aylar sonra bir dava dilekçesiyle, bazen bir işçilik alacağı talebiyle, bazen verimsiz bir icra takibiyle, bazen de ortaklar arasında büyüyen bir şirket kriziyle görünür hale gelir.

Sözleşmeli şirket avukatı, işte bu noktada yalnızca dava açan veya savunma yapan kişi değildir. Doğru çalışan bir şirket avukatı; şirketin sözleşmelerini önceden kontrol eder, yönetim organlarını hukuki sınırlar konusunda bilgilendirir, riskli işlemleri tespit eder, dava ve icra süreçlerini takip eder, ticari kararların hukuki sonuçlarını açıklar ve şirketin olası zararlarını daha doğmadan engellemeye çalışır.

Bu nedenle anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, yalnızca kanuni bir mecburiyet olarak görülmemelidir. Doğru yönetildiğinde bu yükümlülük, şirketin ticari güvenliğini artıran önemli bir koruma mekanizmasına dönüşür.


Şirket Avukatı Hangi İşlerde Destek Sağlar?

Anonim şirketlerde sözleşmeli avukatın sağlayacağı hukuki destek, şirketin faaliyet alanına göre değişebilir. Ancak uygulamada en sık ihtiyaç duyulan alanlar şunlardır: Şirketin ticari sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi, alacakların tahsili için icra takiplerinin başlatılması, şirkete karşı açılan davalarda savunma yapılması, şirketin açacağı davaların yürütülmesi, işçi-işveren uyuşmazlıklarının yönetilmesi, ihtarname ve fesih süreçlerinin hazırlanması, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının hukuki açıdan değerlendirilmesi, kira ve taşınmaz ilişkilerinin takip edilmesi, tedarikçi ve müşteri uyuşmazlıklarının çözülmesi, arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi, şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda yol haritası belirlenmesi ve şirketin günlük hukuki danışmanlık ihtiyacının karşılanması.

Bu hizmetler, şirketin yalnızca dava dosyalarına değil, bütün ticari organizasyonuna temas eder. Özellikle hızlı büyüyen, çalışan sayısı artan, sözleşme hacmi genişleyen ve farklı şehirlerde faaliyet gösteren anonim şirketlerde düzenli hukuki danışmanlık büyük önem taşır.


“Dava Olursa Avukata Gideriz” Düşüncesi Neden Risklidir?

Birçok şirket sahibi hukuki desteği yalnızca dava açıldığında veya icra takibi geldiğinde gündeme alır. Ancak ticari hayatta birçok dava, daha önce yanlış hazırlanmış bir sözleşmenin, eksik düzenlenmiş bir ihtarnamenin, hatalı yapılan bir işten çıkışın, süresi kaçırılmış bir başvurunun veya usulsüz yürütülen bir şirket işleminin sonucudur.

Dava başladıktan sonra avukatın yapabileceği şey çoğu zaman mevcut hasarı yönetmektir. Oysa sözleşmeli avukatla çalışan şirketlerde amaç, hasar doğmadan önce hukuki zemini sağlam kurmaktır.

Örneğin bir işçinin çıkış sürecinde yapılacak küçük bir hata, ileride kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve işe iade davası olarak şirkete geri dönebilir. Bir tedarik sözleşmesinde cezai şartın, yetki kaydının veya teslim hükümlerinin eksik düzenlenmesi, tahsilat sürecini zorlaştırabilir. Yönetim kurulu veya genel kurul kararlarındaki usul eksiklikleri, şirket içi uyuşmazlıklarda ciddi sorun yaratabilir.

Bu nedenle anonim şirketlerin hukuki destek ihtiyacını yalnızca dava aşamasına bırakması, özellikle zorunlu avukat bulundurma kapsamında olan şirketlerde ciddi bir yönetim hatasına dönüşebilir.


Zorunluluk Ne Zaman Başlar?

Anonim şirket kuruluş aşamasında 1.250.000 TL veya üzeri esas sermaye ile kurulmuşsa, şirket kuruluşundan itibaren avukat bulundurma yükümlülüğü doğabilir. Şirket daha düşük sermaye ile kurulmuş, ancak sonradan sermaye artırımı yaparak 1.250.000 TL ve üzerine çıkmışsa, sermaye artırımının tesciliyle birlikte bu yükümlülük gündeme gelir.

Bu nedenle sermaye artırımı yapan anonim şirketlerin yalnızca ticaret sicili işlemlerine odaklanması yeterli değildir. Sermaye artışı sonrasında Avukatlık Kanunu m.35 kapsamına girilip girilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Şirketler açısından en güvenli yol, sermaye artırımı planlanırken veya sermaye artırımı tescil edilir edilmez bir avukatla görüşerek yükümlülük durumunu kontrol ettirmektir.


Avukatlık Sözleşmesi Nasıl Yapılmalıdır?

Zorunlu sözleşmeli avukatlık ilişkisinde yazılı sözleşme yapılması gerekir. Bu sözleşme, Avukatlık Kanunu’na, Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’ne ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun olmalıdır.

Sözleşmede tarafların bilgileri, hizmetin kapsamı, aylık ücret, ödeme şekli, sözleşmenin süresi, tarafların yükümlülükleri ve hukuki hizmetin kapsamı açık şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca sürekli avukatlık hizmetlerinde sözleşmenin bir nüshasının ilgili baroya sunulması da önemlidir.

Şirket bakımından en sık yapılan hatalardan biri, yalnızca vekaletname çıkarılmasının yeterli sanılmasıdır. Oysa zorunlu avukat bulundurma yükümlülüğü açısından asıl önemli olan, sürekli avukatlık hizmetini ortaya koyan mevzuata uygun yazılı sözleşmenin yapılmasıdır.

Bir diğer hata, geçmişe dönük veya şeklen sözleşme düzenlenerek yükümlülüğün yerine getirildiğinin düşünülmesidir. Bu tür işlemler, olası denetim veya bildirim süreçlerinde şirketi korumayabilir. Bu nedenle sözleşme en baştan doğru şekilde hazırlanmalı ve fiili çalışma ilişkisiyle uyumlu olmalıdır.


Avukat Bulundurmayan Anonim Şirket Nasıl Tespit Edilir?

Uygulamada bu yükümlülüğün takibi şirket merkezinin bulunduğu yer barosu tarafından yapılabilir. Baro, yükümlülük kapsamında olduğunu düşündüğü anonim şirketlerle ilgili inceleme yapabilir, sözleşme ve ödeme belgelerinin sunulmasını isteyebilir. Zorunluluğa aykırılık tespit edildiğinde süreç Cumhuriyet savcılığına intikal edebilir ve idari para cezası gündeme gelebilir.

Bu nedenle şirketlerin “nasıl olsa kimse fark etmez” düşüncesiyle hareket etmesi doğru değildir. Ticaret sicil kayıtları, sermaye bilgileri ve şirket türü üzerinden yükümlülük kapsamı tespit edilebilir.

Özellikle sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan anonim şirketlerin bu konuda pasif kalması, ileride birikmiş aylık cezalarla karşılaşma riskini artırır.


Zorunlu Avukat Bulundurma Cezasına Karşı Ne Yapılabilir?

Şirket hakkında idari para cezası uygulanması halinde, cezanın hukuka uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Şirket gerçekten yükümlülük kapsamında mıydı, sermaye tutarı doğru mu esas alındı, avukatlık sözleşmesi mevcut muydu, sözleşme dönemi hangi ayları kapsıyordu, ödeme belgeleri sunulabilir mi, ceza hangi aylar için kesildi, hesaplama doğru yapıldı mı gibi noktalar incelenmelidir.

Ancak en doğru yaklaşım, ceza geldikten sonra savunma yapmak değil, ceza gelmeden önce yükümlülüğü doğru şekilde yerine getirmektir. Çünkü ceza süreci başladıktan sonra şirket hem idari yaptırımla hem de eksik hukuki organizasyonun yarattığı ticari risklerle aynı anda uğraşmak zorunda kalabilir.


Anonim Şirket Sahipleri İçin Pratik Kontrol Listesi

Şirketiniz anonim şirketse aşağıdaki sorulara mutlaka cevap verilmelidir:

  • Şirketin ticaret sicilinde kayıtlı esas sermayesi ne kadar?

  • Esas sermaye 1.250.000 TL veya üzerinde mi?

  • Şirketin güncel ve yazılı bir sürekli avukatlık sözleşmesi var mı?

  • Sözleşmedeki aylık ücret 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun mu?

  • Sözleşmenin bir nüshası ilgili baroya sunuldu mu?

  • Avukatlık ücretlerine ilişkin serbest meslek makbuzu veya bordro kayıtları düzenli mi?

  • Şirket sermaye artırımı yaptıysa, yükümlülüğün başladığı tarih doğru belirlendi mi?

  • Şirketin devam eden dava, icra, iş hukuku, sözleşme ve ticari alacak riskleri düzenli takip ediliyor mu?

Bu sorulardan birine dahi net cevap verilemiyorsa, şirketin hukuki uyum sürecinin gözden geçirilmesi gerekir.


İzmir’de Anonim Şirket Avukatı ile Çalışmak

Anonim şirketler için sözleşmeli avukatla çalışmak, yalnızca kanuni bir zorunluluğun yerine getirilmesi değildir. Aynı zamanda şirketin ticari kararlarının hukuki zeminde güvence altına alınmasıdır.

İzmir’de faaliyet gösteren anonim şirketler açısından bu ihtiyaç daha da belirgindir. Alsancak, Konak, Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Çiğli, Gaziemir, Torbalı, Kemalpaşa, Aliağa, Menemen ve İzmir’in diğer ticari bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler; iş hukuku, ticaret hukuku, kira ilişkileri, icra takipleri, sözleşmeler, şirket içi uyuşmazlıklar ve dava süreçleriyle yoğun şekilde karşılaşmaktadır.

Bu noktada şirket avukatı, yalnızca sorun çıktığında devreye giren bir temsilci değil; şirketin karar alma süreçlerinde riskleri önceden gören, sözleşmeleri güvenli hale getiren, uyuşmazlıkları yönetilebilir düzeyde tutan ve şirketin hukuki hafızasını oluşturan stratejik bir iş ortağıdır.


Şirketiniz Zorunlu Avukat Kapsamında mı?

Eğer anonim şirketinizin esas sermayesi 1.250.000 TL veya üzerindeyse, şirketinizin Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü bulunabilir. Bu yükümlülüğün ihmal edilmesi, 2026 yılı itibarıyla her ay için 66.060 TL idari para cezası riski doğurabilir.

Bu nedenle anonim şirket sahiplerinin ve yönetim kurulu üyelerinin konuya yalnızca “muhasebe işlemi” veya “şirket içi formalite” olarak bakmaması gerekir. Zorunlu avukat bulundurma, doğrudan şirketin hukuki güvenliği, idari para cezası riski ve ticari faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesiyle ilgilidir.

Şirketinizin kapsamda olup olmadığının tespiti, sözleşmeli avukatlık ilişkisinin mevzuata uygun şekilde kurulması, mevcut sözleşmenin kontrol edilmesi veya şirketin düzenli hukuki danışmanlık ihtiyacının karşılanması için profesyonel destek alınması önemlidir.


Sonuç: Ceza Riski Doğmadan Önce Hukuki Uyum Sağlanmalıdır

Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, şirket sahiplerinin erteleyebileceği basit bir şekil şartı değildir. Sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan anonim şirketler için bu yükümlülük doğrudan kanundan kaynaklanır. 2026 yılı itibarıyla yükümlülüğe aykırı davranmanın aylık ceza riski 66.060 TL’ye ulaşmaktadır.

Bu nedenle anonim şirketlerin, zorunlu sözleşmeli avukatlık konusunda zaman kaybetmeden hukuki durumlarını kontrol ettirmeleri gerekir. Mevzuata uygun sözleşme yapılması, ücretin tarifeye uygun belirlenmesi, baro sürecinin doğru yürütülmesi ve şirketin günlük hukuki risklerinin düzenli takip edilmesi, ileride doğabilecek çok daha büyük maliyetlerin önüne geçebilir.

Şirketinizin zorunlu avukat bulundurma kapsamında olup olmadığını öğrenmek, mevcut sözleşmenizi kontrol ettirmek veya anonim şirketiniz için düzenli hukuki danışmanlık hizmeti almak için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.


Yorumlar


bottom of page