top of page

DELİL ELDE ETME AMACIYLA SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI ALINMASI SUÇ MU?Suç Tanımları, Unsurları, Cezası ve Hukuka Uygunluk İstisnaları – Kapsamlı Hukuki Rehber

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 11 Mar
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 gün önce

Günümüzde cep telefonu ve dijital cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte kişiler sık sık ses kaydı almak, görüntü çekmek veya video kaydı yapmak yoluna başvurmaktadır. Özellikle hakaret, tehdit, aldatma, taciz veya şantaj gibi durumlarda delil elde etmek amacıyla kayıt alınması oldukça yaygın hale gelmiştir. Ancak Türk hukukunda her ses veya görüntü kaydı hukuka uygun değildir. Hatta çoğu durumda suç teşkil edebilir. Buna rağmen bazı istisnai hallerde delil elde etmek amacıyla yapılan kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Bu yazıda şu soruların tamamına net ve hukuki cevaplar bulacaksınız:

  • Gizlice ses kaydı almak suç mu?

  • Birinin görüntüsünü izinsiz kaydetmek ceza gerektirir mi?

  • Delil elde etmek için yapılan kayıtlar hukuka uygun sayılır mı?

  • Mahkemede ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi?

  • Boşanma davalarında ses veya video kaydı geçerli midir?

  • Hangi şartlarda yapılan kayıtlar suç oluşturmaz?

uzman avukat, izmir avukat, alsancak avukat, hukuka aykırı delil, ses ve görüntü kaydı, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, yargıtay, ceza

TÜRK CEZA KANUNUNA GÖRE GİZLİ SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI SUÇ MU?

Türk Ceza Kanunu, kişilerin özel hayatını ve kişisel verilerini korumak amacıyla ses ve görüntü kayıtlarına ilişkin önemli suç tipleri düzenlemiştir. Bu suçların başlıcaları şunlardır:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu

  • Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu

  • Verilerin hukuka aykırı olarak yayılması veya ele geçirilmesi suçu

Bu suçlar çoğu zaman izinsiz yapılan ses kaydı veya görüntü kaydı ile ortaya çıkar.


ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU (TCK m.134)

Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesine göre: Bir kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin izinsiz kaydedilmesi suçtur.

Kanun hükmü özetle şu yaptırımları öngörmektedir:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Eğer ihlal ses veya görüntü kaydı alınarak yapılmışsa verilecek ceza bir kat artırılır.

  • Kaydedilen görüntü veya seslerin başkalarına yayılması halinde2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Bu nedenle örneğin;

  • Bir kişinin evinde gizli kamera yerleştirmek

  • Telefonda konuşurken karşı tarafın haberi olmadan kayıt almak

  • Özel bir ortamda gizlice video çekmek

çoğu durumda özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturabilir.


KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU (TCK m.135)

Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesi ise kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesini suç olarak düzenler. Bu suçun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Kayıt altına alınan veriler;

  • kişinin sağlık bilgileri

  • siyasi görüşleri

  • dini inançları

  • cinsel hayatı

  • sendika üyeliği

gibi özel nitelikli kişisel veriler ise ceza yarı oranında artırılır. Ses ve görüntü kayıtları çoğu zaman kişisel veri niteliği taşıdığı için bu suç kapsamına da girebilir.


VERİLERİN HUKUKA AYKIRI YAYILMASI SUÇU (TCK m.136)

Bir kişinin ses veya görüntü kaydını alıp başkalarına göndermek, internette paylaşmak veya yaymak ayrıca bir suçtur. TCK m.136’ya göre; bu suçu işleyen kişi hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Örneğin;

  • gizlice kaydedilen bir konuşmanın sosyal medyada paylaşılması

  • WhatsApp gruplarında yayılması

  • internete yüklenmesi

bu suçu oluşturabilir.


CEZAYI ARTIRAN NİTELİKLİ HALLER (TCK m.137)

Aşağıdaki durumlarda yukarıdaki suçların cezası yarı oranında artırılır:

  • Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi

  • Meslek veya görevin sağladığı kolaylıktan yararlanılması

Örneğin bir güvenlik görevlisinin görevini kötüye kullanarak gizli kayıt alması bu kapsama girebilir.


HUKUKA AYKIRI ELDE EDİLEN DELİLLER MAHKEMEDE KULLANILABİLİR Mİ?

Türk hukukunda temel kural şudur: Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınmaz. Bu ilke hem özel hukuk hem de ceza yargılamasında geçerlidir.

Hukuk davalarında

HMK m.189/2’ye göre:

Hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında kullanılamaz.

Ceza davalarında

CMK m.217/2 hükmüne göre:

Yüklenen suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir.

CMK m.206/2-a gereği ise hukuka aykırı deliller reddedilir.

Bu nedenle çoğu durumda gizli ses veya görüntü kaydı delil olarak kabul edilmez.


PEKİ DELİL ELDE ETMEK İÇİN YAPILAN KAYITLAR HİÇBİR ZAMAN GEÇERLİ DEĞİL Mİ?

Yargıtay uygulamasında bazı istisnai durumlarda yapılan kayıtlar hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu durumlar özellikle ani gelişen bir suçun ispatı için yapılan kayıtlar açısından önem taşır.


YARGITAY’A GÖRE HUKUKA UYGUN SES VE GÖRÜNTÜ KAYDININ ŞARTLARI

Yargıtay içtihatlarına göre bir ses veya görüntü kaydının hukuka uygun delil sayılabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

1. Kayıt Bir Suçun İspatı İçin Yapılmalıdır

Kayıt yapan kişi hakaret, tehdit, şantaj, cinsel taciz, cinsel saldırı, iftira gibi kendisine veya yakınlarına karşı işlenen bir suçu belgelemek amacıyla kayıt yapmalıdır. Eğer ortada suç veya haksız saldırı yoksa, yapılan kayıt hukuka aykırı sayılır.

2. Olay Ani ve Tesadüfi Şekilde Gelişmelidir

Yargıtay’a göre delil elde etmek için yapılan kayıt, planlı ve sistematik olmamalıdır. Örneğin;

  • bir kişiyi tuzağa düşürmek

  • bilinçli şekilde kayıt hazırlamak

  • uzun süreli gizli kayıt sistemi kurmak

hukuka aykırı kabul edilir. Buna karşılık ani gelişen bir olay sırasında yapılan kayıt hukuka uygun sayılabilir.

3. Kolluk Kuvvetlerine Başvurma İmkânı Bulunmamalıdır

Kişinin o anda polis, jandarma, savcılık gibi yetkili makamlara başvurma imkânı yoksa delilin kaybolmaması için kayıt yapılması mümkün olabilir.

4. Delilin Kaybolma Riski Bulunmalıdır

Kayıt, delilin yok olmasını önlemek amacıyla yapılmalıdır. Örneğin tehdit eden kişinin konuşmasının hemen kaydedilmesi buna örnek olabilir.

5. Kayıt Yetkili Makamlara Sunulmalıdır

Yapılan kayıt savcılığa, mahkemeye, kolluk birimlerine sunulmalıdır. Kayıtların sosyal medyada paylaşılması veya üçüncü kişilere gönderilmesi hukuka aykırı hale getirir.


BOŞANMA DAVALARINDA SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI DELİL OLARAK KULLANILABİLİR Mİ?

Boşanma davalarında özellikle şu tür kayıtlar sıkça gündeme gelir:

  • sadakatsizlik görüntüleri

  • hakaret veya tehdit içeren konuşmalar

  • şiddet görüntüleri

Yargıtay uygulamasında tesadüfi şekilde elde edilen kayıtların delil olarak kabul edildiği kararlar bulunmaktadır. Örneğin; Bir eşin, diğer eşin sadakatsizliğini tesadüfen görüp video ile kaydetmesi durumunda bu kayıt bazı kararlarında hukuka uygun delil sayılmıştır. Ancak;

  • gizli kamera kurmak

  • sistematik şekilde takip etmek

  • planlı delil üretmek

çoğu durumda hukuka aykırı kabul edilir.


GİZLİ SES KAYDI ALMANIN CEZASI NE KADAR?

Duruma göre uygulanabilecek cezalar şunlardır:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal1 – 3 yıl hapis

  • Ses veya görüntü kaydı ile ihlal ceza artırılır

  • Kayıtların ifşası 2 – 5 yıl hapis

  • Kişisel verilerin kaydedilmesi1 – 3 yıl hapis

  • Verilerin yayılması 2 – 4 yıl hapis

Bu nedenle izinsiz ses veya görüntü kaydı almak ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.


SONUÇ: DELİL İÇİN SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI HER ZAMAN HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR.

Türk hukukunda temel ilke: Kişilerin özel hayatı korunur ve izinsiz kayıt almak suçtur. Ancak bazı istisnai durumlarda;

  • ani gelişen bir suçun ispatı

  • delilin kaybolma riski

  • başka türlü kanıt elde etme imkânının bulunmaması

gibi şartların birlikte gerçekleşmesi halinde yapılan kayıtlar hukuka uygun delil olarak kabul edilebilir. Bu nedenle ses veya görüntü kaydı almadan önce hukuki sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Aksi halde delil elde etmek isterken ceza sorumluluğu ile karşılaşmak mümkündür.


Yorumlar


bottom of page