top of page

BOŞANMA DURUMUNDA VE MAL AYRILIĞI SÖZLEŞMESİ İLE EŞLERE AİT ŞİRKETLERİN DURUMU VE PAYLAŞIMI

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 14 Oca
  • 3 dakikada okunur

Bu yazıda anlatım içerisinde kullanılacak olan hukuki terimlerin tanımlarından yola çıkılarak evlilik birliğinden önce alınan/kurulan şirketlerin durumunun eşler arasındaki mal rejimine etkisinden, boşanma ve mal ayrılığı sözleşmesi yapılması halinde şirketlerin durumu ve paylaşılması ile tarafların hangi konularda karar verilebileceğinden bahsedilecektir.


boşanma, şirket, tasfiye, paylaşım, en iyi avukat, boşanma avukatı

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, tarafların evlenmeden önce edindikleri mallar kişisel mal niteliğindedir. Yalnızca ait olduğu kişiye özgü olmakta ve eşler arasında yasal mal rejiminin sona ermesi halinde bir eşin diğer eşin kişisel malından bir alacağı söz konusu olmamaktadır.


Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olunan evliliklerde, eşler arasında yasal mal rejiminin sona ermesi halinde mal rejimi tasfiye edilir ve evlilik içerisinde edinilmiş olan mallar paylaşılır.


“Kişisel malların evlilik içerisinde elde edilen gelirleri edinilmiş maldır.”


Örneğin evlilik tarihi 30.07.2018, şirketin kuruluş tarihi 30.08.2017 olsun. Şirketin kuruluş tarihinin evlilik tarihinden önce olması nedeniyle şirketin hissesi kişisel maldır ve kişisel mal olmaya devam edecektir. Fakat evlilik tarihi olan 30.07.2018'den sonra şirketten doğan kar payları şirketin geliri olduğu için edinilmiş maldır.(Mevcut olan, dağıtılmamış ya da dağıtılmayıp ana sermayeye temettü olarak eklenmiş kar payları varsa bunlar da paylaşıma girmektedir.) Bu durumda, şirket sahibi kişinin eşi, şirketin yalnızca evlilik tarihlerinden itibaren olan gelirlerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.


Edinilmiş mallar üzerinde ancak eşler arasında yasal mal rejimi sonra erdiğinde hak iddia edilebilmektedir. Mal rejiminin sona ermesi üç şekilde olmaktadır:

→ Eşlerden birinin ölmesi

→ Boşanma

→ Mal rejimi sözleşmesi yapılması

- (Mal ayrılığı rejimi)

- (Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi)

- (Mal ortaklığı rejimi)



MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ YAPILARAK MAL AYRILIĞINA GEÇİLMESİ VE TASFİYE SÖZLEŞMESİ YAPILMASI


Aksine bir sözleşme yoksa, taraflar evlilik tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Evlenmeden önce veya evlilik esnasında bu rejimi değiştirmek için bir başvuruda bulunmamışlardır. Bu sebeple evlilik öncesi kurulan ve kişisel mal olan şirketin evlendikten sonra elde ettiği gelirler üzerinde diğer eşin edinilmiş mallara katılma rejimi gereği hakkı vardır. Noterde yapılacak mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı rejimine geçilerek şirketin gelirleri edinilmiş mal rejimine tabi olmaktan çıkartılabilir. Fakat bu sözleşmede belirlenen hükümler, yapıldığı tarihten itibaren geçerli olacaktır. Geçmişe etkisi olmayacaktır. Yargıtay içtihatlarıyla da yerleşik, geriye etkili olarak mal ayrılığı sözleşmesi yapmak mümkün değildir. Bu halde mal rejimi sözleşmesi yapıldıktan sonra , evlilik ile mal rejimi sözleşmesine kadar olan zaman için edinilmiş mallara ilişkin ayrı bir tasfiye protokolü düzenlenmeli ya da ibra sözleşmesi düzenlenmelidir. Tasfiye sözleşmesi de yapıldıktan sonra diğer eş şirketin şu ana kadar olan gelirleri üzerinde hak iddia edemeyecektir. Yapılacak bu tasfiye/ibra sözleşmesine bir alacak miktarı varsa o alacak miktarı yazılmalı ya da karşılıklı olarak bir alacak talep edilmiyorsa karşılıklı ibra durumu yazılmalıdır. Tasfiye sözleşmesinde şekil şartı yoktur. Tıpkı genel alacaklarda düzenlenen, karşılıklı ibra sözleşmelerindeki gibi yazılı şekilde yapmak yeterlidir. Fakat Noterde resmi şekilde yapılması tavsiye edilir.


→Taraflar mal ayrılığı sözleşmesine geçtikten sonra istedikleri zaman tekrar edinilmiş mallara katılma rejimi sözleşmesi imzalayarak eski rejime tabi olabilirler. Olası sorunlara ilişkin açıklanması gereken husus şudur: Mal ayrılığı sözleşmesi yapmadan eşler arasında sadece şu ana kadar olan edinilmiş mallarla ilgili tasfiye sözleşmesi/ibra sözleşmesi yapılamaz. Evlilik tarihinden sonra elde edilen şirket gelirlerinin taraflar arasında tasfiye/ibralaşmaya gidilebilmesi için önce mal rejiminin sona erdirilmesi gerekmektedir. Hukukumuzda doğmamış haktan feragat edilemez.



EŞLERDEN BİRİ ŞİRKETİNİ DEVREDİP ŞİRKETİN MEVCUT GELİRLERİNİN DAĞITMASI HALİNDE NE OLACAKTIR?


Yukarıda belirtildiği gibi şirket evlilik tarihinden önce kurulmuş ise kişisel maldır. Evlilik tarihinden sonra şirketin kazancı ise edinilmiş maldır. Şirket kişisel mal olduğu şirket sahibi şirketi istediği bedelle istediği kişiye satabilir veya bağışlayabilir. Şirket üzerinde eşi bir hak iddia edemeyecektir. Fakat bu durumda da evlilik tarihinden sonra şirketin devrine kadar olan süreçteki şirketin gelirleri edinilmiş mal olduğu için bu gelirlerin yarısını isteyebilecektir. Önemle belirtmek gerekir ki riskli bir yöntemdir. Şirket devri ve devir tarihine kadar olan gelirlerin elden çıkartılması/dağıtılması yoluna gidilecek olursa diğer eşin boşanmak istemesi ve mal rejiminin tasfiye edilmesi halinde, davacı eş şirketin gelirlerinin kendisinden kaçırılmak kastıyla elden çıkartıldığını kanıtlarsa, Mahkemece davacı eşin elden çıkartılan bu gelirlerin edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince yarısında hakkı olduğuna karar verilerek ödenmesine hükmedilebilir.



Yorumlar


bottom of page