DOLANDIRICILIK SUÇU, ŞARTLARI, CEZASI VE UYGULANACAK HUKUK
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 14 Oca
- 7 dakikada okunur
Bu yazımızda dolandırıcılık suçunun şartları, sonuçları, uygulanacak hukuk hakkında bilgi verilecektir. Suçun mağduru olmanız durumunda yapılması gerekenler, alınabilecek tedbirler ve hukuki süreç ile ilgili sorularınıza cevap bulabilirsiniz.

KANUNİ DÜZENLEME, SUÇUN ŞARTLARI VE CEZASI
Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunumuzda "mal varlığına karşı suçlar" genel başlığı altında düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeler kanunun 157. vd maddelerinde yer almaktadır. 157. maddeye göre;
Dolandırıcılık
Madde 157- (1) "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."
Kanunda düzenlenmiş olan suçları işleniş şekillerine göre kasten ve taksirle işlenebilen suçlar olarak ikiye ayırabiliriz. Taksirle işlenen suçların cezası, kasten işlenen suçlara göre daha azdır. Dolandırıcılık suçunun unsurlarını ele alacak olursak her şeyden önce hileli davranışlarda bulunma eylemi söz konusu olacaktır. Hileli davranışlar yalnızca kasti davranışlarla ortaya konulabilir. Çünkü kastın unsurları bilmek ve istemektir. Dolayısıyla dolandırıcılık suçu taksirle, başka bir deyişle yanlışlıkla veya istemeden işlenebilecek suçlardan değildir.
Yine kanun metninden anlaşılan, hileli davranışlar neticesinde mağdurda bir aldanma meydana getirilmesi, mağdurun veya üçüncü bir kişinin zarara uğratılması gerekliliğidir. Söz konusu zarar neticesinde ise dolandırıcılık suçunun faili veyahut üçüncü bir kişinin yarar sağlaması gerekmektedir. Zarar ve yarar şartları bulunmadığı zaman eylemin yalan söylemek veya kandırmak olarak nitelendirilmesi söz konusu olabilir; bu durumda TCK anlamında bir suç söz konusu değildir. Az önce de bahsettiğimiz üzere, dolandırıcılık suçu mal varlığına karşı işlenebilecek bir suçtur.
Dolandırıcılık suçunu işleyen sanığın alacağı cezanın alt sınırı 1 yıldan az ve üst sınırı ise 5 yıldan fazla olamaz. Hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmolunur. Adli para cezasının ödenmemesi ayrı bir hapis cezasına sebebiyet verir. Buraya kadar anlatılan, dolandırıcılık suçunun basit hali olup aşağıda dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerine ilişkin düzenleme yer almaktadır.
Nitelikli dolandırıcılık
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak,
(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
158. maddede sayılmış olan nitelikli hallerden herhangi birinin varlığı halinde suçun tanımı nitelikli dolandırıcılık olacaktır. Bu suçun sanığı ise üç yıldan on yıla kadar hapis cezası ile karşılaşacaktır. Birden fazla mağdur bulunuyorsa birden fazla ceza söz konusu olur. Son fıkranın bize anlattığı ise dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi ile işlenmesi durumunda ceza yarı oranında tekrar artırılır. Eğer ki dolandırıcılık suçu örgüt kapsamında işleniyorsa bu durumda verilecek ceza 1 kat oranında artırılır.
Kanunda yer alan ve daha az cezayı gerektiren bir düzenleme ise 159. maddedir.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Sanığın suçun mağdurundan var olan bir hukuki alacağını tahsil etmesi; örneğin vermiş olduğu borcunu geri alabilmesi, sunmuş olduğu hizmetin veya teslim etmiş olduğu malın bedelini alabilmesi gibi amaçlarla mağdura karşı dolandırıcılık suçunu işlemesi durumunda ise cezanın alt sınırı altı ay, üst sınırı ise 1 yıldır. Bu durumda adli para cezasına hapis cezası ile birlikte hükmedilmez; hakim ya sadece hapis cezasına ya da sadece para cezasına hükmedebilir.
TCK m. 168'de malvarlığına karşı işlenen suçlar için bir etkin pişmanlık hükmü düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre suçu işleyen fail hakkında dava açılmadan yani kovuşturma aşaması başlamadan önce mağdurun zararını giderirse, hakkında verilecek olan cezanın üçte ikisi oranında indirim yapılır. Hakkında dava açıldıktan yani kovuşturma aşaması başladıktan hüküm kuruluncaya kadar zararı gidermesi durumunda ise cezanın yarısı indirilir.
ŞİKAYET VE SORUŞTURMA
Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali de basit hali de şikayete tabi değildir. Bunun anlamı suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Savcısının kendiliğinden soruşturma başlatması gerekliliğidir. Tabi ki her durumda savcının dolandırıcılık eyleminden haberdar olması mümkün olmamaktadır. Bu nedenle dolandırıcılık suçunun mağduru, diğer suçlarda olduğu gibi ya en yakın polis merkezine başvurarak sözlü şikayette bulunmalı ya da Savcılığa başvurarak yazılı dilekçe sunmalıdır. Verilecek ifade veya dilekçede tarafa ait bilgiler, suçun tarihi, suçun nasıl işlendiği, yaşadığımız mağduriyetin ne olduğu ve parasal değeri açıkça anlatılmalıdır.
Karakolda polis memurları tarafından ifadenin alınması veya Savcılığa başvurulması akabinde bir soruşturma dosyası oluşturulur. İki ihtimalin de sonucu aynı olacaktır. Soruşturmayı yürüten kişi Cumhuriyet Başsavcısıdır. Savcı gecikmeksizin olaya karışan kişilerin, suçu işlediği iddia edilen şüphelinin, varsa tanıkların ifadesini alır. Kamera kaydı, banka hesap dökümü, parmak izi, hastane raporu vs. gibi adli delillerin toplanmasını sağlar.
ADLİ TEDBİRLER VE TUTUKLAMA
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100. Maddesinde tutuklama nedenleri sayılmıştır. Bu maddeye göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Ancak şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa, bu kapsamda tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama kararı kadar bir ağırlık gerektirmeyen durumlarda ise haftanın belli günleri karakola imza atma, ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol kararları da uygulanabilir. İlgili kararlara karşı şüpheli veya sanığın iki hafta içerisinde itiraz hakkı bulunmaktadır.
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100/4 maddesine göre “Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez”. şeklinde hükme yer verilmiştir.
Türk Ceza Kanunun 157 ve 158. Maddesinde yer alan dolandırıcılık suçu işlendiğinde hakim tarafından yukarıda sayılan şartların varlığı gerekçe gösterilerek de tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama kararı soruşturma aşamasında Savcılığın sevki ile Sulh Ceza Hakimliği tarafından da verilebilir. Başka bir deyişle hakkında hüküm kurulana kadar sanığın tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanması söz konusu olabilecektir. Yargılama bittikten sonra sanığın beraat etmesi durumunda ise haksız tutuklama sebebiyle Devlete karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
UZLAŞTIRMA VE KOVUŞTURMA
Soruşturma makamının tüm delilleri toplamasıyla beraber soruşturma aşaması tamamlanmış olur ve karşımıza iki ihtimal çıkar. Bunlardan ilki Savcının iddia edilen suçun işlenmediği kanaatinde olması veya suçun işlendiğine dair yeterli delilin elde edilememesidir. Bu durumda Savcılık tarafından takipsizlik kararı olarak da bilinen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Kararın şikayetçiye tebliğ edilmesinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkemeye itiraz imkanı bulunmaktadır. Bu sürede itiraz edilmemesi veya itiraz edilmesine rağmen kararın değişmemesi durumunda takipsizlik kararı kesinleşir ve dosya kapatılır.
Diğer ihtimalde ise Savcılık makamı suçun oluştuğuna ve şikayet edilen şüpheli tarafından işlendiğine kanaat getirmiştir. Bu durumda dolandırıcılık suçu bakımından yine iki ihtimal söz konusu olur. Eğer ki basit dolandırıcılık söz konusu ise dosya savcı tarafından bir uzlaştırmacıya tevdi edilir ve uzlaştırma süreci başlatılır. Uzlaştırmacı taraflar ile iletişime geçerek suç bakımından uzlaşmak isteyip istemediklerini sorar. Taraflar uzlaşmak için birbirlerinden maddi veya manevi çeşitli edimler talep edebilirler. Örneğin özür dilenmesi, para verilmesi, bir hayır kurumuna bağış yapılması, zararın giderilmesi, eşyanın tamir edilmesi vb... Taraflar arasında uzlaşma sağlanırsa ve edim yerine getirilirse dosya takipsizlik kararı ile kapatılır. Tarafların uzlaşamaması durumunda ise Savcılık tarafından iddianame hazırlanarak dava açılır ve sanığın Ceza Mahkemesi nezdinde yargılaması başlar. Nitelikli dolandırıcılık suçu ise uzlaşma kapsamında olmadığı için uzlaşma süreci yürütülemez, dolayısıyla Savcılık iddianame hazırlayarak dosyayı Ceza Mahkemesine gönderir.
Soruşturma aşamasında da Mahkeme aşamasında da mağdurun şikayetini geri çekmesi durumunda şikayet veya dava düşmez. Bu durum, dolandırıcılık suçunun şikayete tabi olmamasının sonucudur. Mahkeme tarafından yargılamaya, Savcılık tarafından soruşturmaya devam edilir.
TAZMİNAT
Ceza Mahkemesi yalnızca sanık hakkında bir yargılama yapmaktadır. Sanık hakkında ceza hükmü kurulması demek Mahkemenin sanığın mağdurun zararını gidermesine, almış olduğu parayı geri vermesine hükmetmesi anlamına gelmez. Mağdurun zararını tazmin edebilmesi için sanığa karşı ayrıca bir alacak davası veya icra takibi başlatması gerekmektedir. Bu dava ile birlikte maddi zararınızı talep edebilir, şartları mevcut ise manevi tazminat da talep edebilirsiniz. Tazminat davasının açılması için ceza davasının sonuçlanması zorunluluk değildir. Hukuk hakimi usul işlemlerini yerine getirdikten sonra dosya hakkında karar vermek için Ceza Mahkemesinin kararını bekletici mesele yapacaktır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNA KARŞI ALINACAK TEDBİRLER
Telefonla sizleri arayarak kendilerini güvenlik görevlisi (polis, asker) kamu görevlisi (Hâkim, Savcı) olarak tanıtarak “adınızın bir terör örgütü soruşturmasına karıştığını söyleyerek” sizden para ve ziynet eşyası talep edenlere itibar etmeyiniz.
İnternet üzerinden satılık araç ilanı verilen araçlar için emin olmadığınız kişilere kapora adı altında para göndermeyiniz.
Kendisini Vali veya Kaymakam olarak tanıtarak yardıma muhtaç veya hasta çocuklar için para talep eden kişilere inanmayın.
Aracınızı satarken paranızın tamamını almadan kesinlikle vekâlet veya noter satışını vermeyiniz. Motorsiklet satışları da noter huzurunda yapılmak zorundadır.
Ev ve arsa satışı yaparken mutlaka paranızı satış esnasında alınız tanımadığınız kişilere satış amaçlı vekâlet vermeyiniz.
Banka, postane, hastane, vergi dairesi vb. yerlerde kendilerini görevli olarak tanıtan ve yardım vaadinde bulunan kişilere itibar etmeyiniz.
Bankamatiklerde işlem yaparken şifrenizi kimseye göstermeyin veya söylemeyin.
Üzerinizde büyük miktarda para taşımanız gerekiyorsa birkaç parça halinde emniyetli yerlerde taşıyınız. Adres sormak, para bozdurmak vb. bahanelerle size yaklaşan tanımadığınız şahıslara karşı dikkatli olunuz.
Para ile ilgili işlerinizi bizzat kendiniz takip etmeye, özellikle küçük yaştaki çocuklara paranızı emanet etmemeye dikkat ediniz.
Ucuz ve faturasız malları satın almayınız. Elden satılan eşyaların çalıntı veya kaçak mal olma ihtimali yüksektir. Çalıntı mal satın almanın suç olduğunu unutmayınız. Bu tür malları alırken kaynağını araştırınız.
Evinize gelerek “Yaptığımız çekilişten size hediye çıktı” şeklinde sözlerle kandırarak fahiş fiyatla mal satanlara inanmayınız.
Bankamatiklerde işlem yapmak istediğinizde tanımadığınız kişilerin yardım tekliflerini kabul etmeyiniz. Bankamatiklere kartınız sıkıştığında hiç kimseden yardım istemeyiniz. Şifrenizi banka yetkilileri dâhil kimseye söylemeyiniz. Sizi cep telefonuyla banka yetkilisi ile görüştüreceğini söyleyen kişilere itibar etmeyiniz.
Bankadan aradığını söyleyerek kartınızın şifresini veya bilgilerini isteyenlere bu bilgileri vermeyiniz.
Araç almak istediğinizde ruhsat sahibi ile yüz yüze görüşünüz. Araç üzerinde yazılı olan motor şasi numarası ile ruhsatta yazılı olan motor şasi numarasının aynı olmasına dikkat ediniz.
Kredi kartınız kaybolduğu veya çalındığında en kısa sürede ilgili bankayı arayıp iptal ettiriniz. Kredi kartı şifrenizi kimseye söylemeyiniz, kartınızın arkasına şifrenizi yazmayınız.
Kredi kartı ile yaptığınız alışverişlerde kredi kartınızın POS makinesi dışında başka bir makineden geçirilmemesine dikkat ediniz.
İnternet üzerinden alışverişlerde güvenilir olmayan sitelerden alışveriş yapmayınız. Kart bilgilerinizi kesinlikle paylaşmayınız.
Evlenme vaadi ile sizden altın veya para isteyenlere itibar etmeyiniz.
Fala bakmak veya büyü yapmak için ikametinize gelen ve içeri girmeye çalışan kişilere itibar etmeyiniz.




Yorumlar