top of page

AVUKATIN AZLİ HALİNDE İCRA DOSYASINDA ÜCRET NASIL BELİRLENİR?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 14 Nis
  • 6 dakikada okunur

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/589 E., 2025/1898 K. Sayılı Kararı Işığında Kritik Rehber

İcra dosyalarında avukat ile müvekkil arasındaki ilişki çoğu zaman “ücret” noktasında ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Özellikle avukatın azledilmesi halinde hangi tür vekalet ücretine hak kazanılacağı, uygulamada en çok tartışılan konuların başında gelir.

Bu yazıda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/589 E., 2025/1898 K. sayılı karar doğrultusunda şu kritik soruya net cevap veriyoruz: İcra dosyasında borçlu vekili olan avukat azledilirse, nispi ücret mi yoksa maktu ücret mi alır?

haksız azil, yargıtay, icra dosyası, alacaklı vekili, borçlu vekili, uzman avukat, avukatlık ücreti, avukatlık ücret sözleşmesi, akdi vekalet ücreti, yasal vekalet ücreti
AVUKATIN AZLİ HALİNDE İCRA DOSYASINDA ÜCRET NASIL BELİRLENİR?

1. AVUKAT AZLİ NEDİR VE HANGİ SONUÇLARI DOĞURUR?

Avukatın azli, müvekkilin tek taraflı iradesiyle vekalet ilişkisini sona erdirmesidir. Ancak burada kritik ayrım şudur:

  • Haklı azil → Avukat ücret talep edemez.

  • Haksız azil → Avukat ücret talep edebilir.

İşte Yargıtay kararının odak noktası da tam olarak burasıdır: Haksız azil halinde avukatın hangi ücrete hak kazanacağı karara bağlanmıştır.


2. YARGITAY KARARININ ÖZETİ: EN KRİTİK NOKTA

Karara konu olayda; avukat, icra dosyasında borçlu vekili olarak görev yapıyor, müvekkil tarafından azlediliyor, avukat, icra takibi başlatarak vekalet ücretini talep ediyor, Yerel Mahkeme nispi ücrete göre karar veriyor. Ancak Yargıtay bu yaklaşımı açıkça hatalı buluyor. Kararda açıkça şu tespit yapılmıştır:

“Taraflar arasında akdi ücret kararlaştırılmadığı ve icra dosyasında borçlu vekilliği söz konusu olduğu için, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu ücret esas alınmalıdır.”

3. NEDEN NİSPİ ÜCRET DEĞİL MAKTU ÜCRET?

Bu kararın en kritik hukuki sonucu şudur:

  • Avukat icra dosyasında borçlu vekili olarak görev yapıyorsa

  • Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi yoksa

  • Ve avukat haksız şekilde azledilmişse

Avukat nispi (yüzdelik) ücret değil, maktu ücret alır.


4. KARARIN DAYANDIĞI HUKUKİ TEMELLER

Yargıtay bu sonuca ulaşırken şu düzenlemelere dayanmıştır:

1. Avukatlık Kanunu m.164/4

Sözleşme yoksa ücret, tarifeye göre belirlenir.

2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.11/6

İcra takiplerinde belirli durumlarda maktu ücret uygulanır. Kararda bu durum açıkça şöyle ifade edilmiştir:

“Azil tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.”

5. UYGULAMADA EN SIK YAPILAN HATA

Birçok icra dosyasında şu hata yapılmaktadır: Avukat, azil sonrası nispi ücret talep etmekte ve Mahkemeler bazen hatalı şekilde bu talebi kabul etmektedir. Ancak bu karar şunu netleştirmiştir: Bu yaklaşım hukuka aykırıdır.

Yargıtay’a göre:

  • İcra dosyası henüz sonuçlanmamışsa

  • Tahsil gerçekleşmemişse

  • Ve ücret sözleşmesi yoksa

Borçlu vekili olarak nispi ücret talep edilemez.


6. İCRA İNKAR TAZMİNATI AÇISINDAN SONUÇ

Karar sadece vekalet ücretini değil, icra inkar tazminatını da etkiliyor.

Yargıtay diyor ki:

  • Tazminat hesabı da maktu ücret üzerinden yapılmalı

  • Nispi ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır

Bu nedenle yerel mahkeme kararı:

“Usul ve yasaya aykırı” bulunarak kanun yararına bozulmuştur.


7. KARARIN UYGULAMAYA ETKİSİ

Bu karar, özellikle şu dosyaları doğrudan etkiler:

  • İcra takibi yapan avukatlar

  • Azledilen avukatlar

  • Vekalet ücreti uyuşmazlıkları

  • İtirazın iptali davaları

Net sonuç: İcra dosyasında borçlu vekili olan avukat, haksız azledilse bile otomatik olarak nispi ücrete hak kazanmaz.


8. İCRA DOSYASINDA ALACAKLI VEKİLİ AZLEDİLİRSE ÜCRET NE OLUR?

Yukarıda detaylı şekilde açıkladığımız üzere, icra dosyasında borçlu vekili açısından maktu ücret esası geçerlidir. Ancak uygulamada çoğu kişinin gözden kaçırdığı çok önemli bir ayrım daha vardır: İcra dosyasında alacaklı tarafın avukatı haksız şekilde azledilirse durum tamamen farklıdır. Bu durumda:

  • Avukat, yürüttüğü takip kapsamında akdi vekalet ücretine hak kazanır.

  • Ayrıca icra dosyasından doğan yasal vekalet ücretini de talep edebilir.

Çünkü alacaklı vekili açısından:

  • Takip doğrudan alacağın tahsiline yöneliktir

  • Yapılan hukuki faaliyet sonuç doğurmaya yönelmiştir

  • Ve vekilin emeği, dosyanın ekonomik değeriyle doğrudan bağlantılıdır

Bu nedenle Yargıtay uygulamasında da kabul edildiği üzere: Alacaklı vekilinin haksız azli halinde hem akdi vekalet ücreti hem de yasal vekalet ücreti birlikte talep edilebilir.

Kritik Ayrım

  • Borçlu vekili azledilirse → Maktu ücret

  • Alacaklı vekili azledilirse → Akdi + yasal vekalet ücreti

Bu ayrım, uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri olup, hatalı ücret talepleri nedeniyle açılan davaların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle bu farkın doğru anlaşılması büyük önem taşır.


KARAR KÜNYESİ

Mahkeme: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2025/589, Karar No: 2025/1898, Karar Tarihi: 07.04.2025

Karar Türü: Kanun yararına bozma

Konu: Avukatlık ücreti – haksız azil – icra dosyasında maktu ücret uygulanması

Kararın tam metni yazının sonunda yer almaktadır.


SONUÇ: TEK CÜMLELİK HUKUKİ GERÇEK

İcra dosyasında borçlu vekili olan ve sözleşmesi bulunmayan avukat, haksız azil halinde nispi değil, maktu vekalet ücretine hak kazanır.



T.C. YARGITAY 3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2025/589 Karar No: 2025/1898

Karar Tarihi: 07-04-2025

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - TAKİBİN İPTALİNE VE BU BEDEL ÜZERİNDEN İCRA İNKAR TAZMİNATINA KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN İLGİLİ ŞEKİLDE KARAR VERİLMİŞ OLMASININ USUL VE YASAYA AYKIRI OLDUĞU - HÜKMÜN BOZULMASI


ÖZET: Davacının haksız azledildiğinin kabulü halinde davacı vekilince talep edilen 2020/490 E. sayılı takip dosyasından ... akdi vekalet ücreti olduğu gözetilerek tarafların akdi avukatlık ücretini kararlaştırmadığı ve davacı vekilin İstanbul 28. İcra Dairesinin 2020/490 E. sayılı icra takip dosyasında borçlu vekili olduğu dikkate alınarak azil tarihinde yürürlükte bulunan 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/6. maddesi gereğince maktu ücret yönünden takibin iptaline ve bu bedel üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir. (6100 S. K. m. 363) (YHGK 11.02.2020 T. 2017/19-2076 E. 2020/117 K.) (3 HD. 30.09.2024 T. 2024/935 E., 2024/2653 K.) (3 HD. 15.01.2024 T. 2023/5182 E. 2024/170 K.) İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararı kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının vekili olarak İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2020/490 E. sayılı icra dosyasında görevini ifa etmesine rağmen haksız azil nedeniyle vekalet ücretini alamadığını, ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin Erzincan İcra Müdürlüğünün 2022/7203 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının vekalet ücreti talep ettiği dava dosyasının kesinleşmemiş olduğunu, davacının kesinleşmeyen dosyaya ait vekalet ücreti talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının bazı icra dosyalarında vekilliğini yaptığını, Erzincan İcra Dairesinin 2018/8971 E., 2019/2988 E. ve 2019/1695 E. dosyalarından tahsilatlar yapıldığını, ancak yapılan bu tahsilatların müvekkiline ödenmediğini, Erzincan İcra Dairesinin 2019/2988 E. sayılı icra dosyasının davacı avukatın kusuru nedeniyle takipsiz bırakıldığını, davacının haklı olarak azledildiğini, davalının davacıya vekalet ücreti borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı avukatın, davalıyı İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2020/490 E. sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiği, azlin haklı nedene dayandığının ispatlanamadığı, davalı tarafından davacıya akdi veya yasal vekalet ücreti ödemesi yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Erzincan İcra Müdürlüğünün 2022/7203 E. sayılı dosyasında itirazın iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarın % 20'si olan 2.053,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, davacı vekilin haksız azledildiği kabulü ile karar verildiği, tarafların akdi avukatlık ücretini kararlaştırmadığı ve davacı vekilin, İstanbul 28. İcra Dairesinin 2020/490 E. sayılı icra takip dosyasında borçlu vekili olduğu dikkate alınarak azil tarihinde yürürlükte bulunan Tarifenin 11/6 maddesi gereğince Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde icra dairelerinde yapılan takipler için belirlenen “maktu ücret” yönünden takibin iptaline ve bu bedel üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya olduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı vekilin haksız azil nedeniyle takip ettiği İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2020/490 E. sayılı takip dosyasından ... vekalet ücretinin tahsili için başlatığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, kanun yararına temyiz aşamasında uyuşmazlık davacı vekil lehine maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinde davacı vekilinin icra dosyası ile davalı aleyhine “2020/490 E. AAÜT uyarınca müvekkil vekalet ücreti alacağı” için 10.268,85 TL üzerinden takip başlattığı, davacının dava dilekçesinde davalıdan talep edilen avukatlık ücretinin asgari avukatlık ücreti olduğunu belirttiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda “Takibin neticeye erdiği, borcun tahsil edildiği tespit edilemediğinden ve İcra Müdürlüğünce re’sen bir yasal vekalet ücreti hesaplanmadığından, yasal vekalet ücreti tespit ve hesap edilmemiştir. Nitekim davacı yanın yasal vekalet ücreti talep ettiğine dair bir bilgiye dava dilekçesinde rastlanmamıştır.” şeklinde tespitte bulunulduğu, davacı vekilince sunulan 08.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde ise “Müvekkilimiz ile davalı arasında vekalet ilişkisi olduğundan ve müvekkilimiz davalının diğer işlerine de baktığından ödenmeyen avukatlık vekalet ücretini icraya koymuştur. “ şeklinde beyanda bulunarak takip talebinde yer almayan diğer işler için de vekalet ücreti talebinde bulunduğunu açıkladığı, ancak itirazın iptali davasının takip talebiyle ve yine takip talebinde yer alan borcun sebebi ve borçla sıkı sıkıya bağlı olduğu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamı ve Dairemizin 30.09.2024 tarihli ve 2024/935 E., 2024/2653 K. sayılı ilamı ile 15.01.2024 tarihli ve 2023/5182 E., 2024/170 K. sayılı ilamı), davacı vekilin icra dosyasında talep ettiği vekalet ücretinin akdi vekalet ücreti olduğu, taraflar arasında sözleşme olmadığından talep edilen akdi vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi ve azil tarihinde (09.09.2022) yürürlükte olan 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/6. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti olduğu anlaşılmaktadır. Davacının haksız azledildiğinin kabulü halinde davacı vekilince talep edilen 2020/490 E. sayılı takip dosyasından ... akdi vekalet ücreti olduğu gözetilerek tarafların akdi avukatlık ücretini kararlaştırmadığı ve davacı vekilin İstanbul 28. İcra Dairesinin 2020/490 E. sayılı icra takip dosyasında borçlu vekili olduğu dikkate alınarak azil tarihinde yürürlükte bulunan 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/6. maddesi gereğince maktu ücret yönünden takibin iptaline ve bu bedel üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yorumlar


bottom of page