EŞİN AİLESİNE HAKARET VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞ BOŞANMA SEBEBİDİR.
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 5 Şub
- 3 dakikada okunur
Eşin Ailesine Hakaret Boşanma Sebebidir!
Evlilik yalnızca iki kişi arasında kurulan bir ilişki değildir. Eşlerin birbirlerinin ailesine karşı sergiledikleri tutum ve davranışlar da evlilik birliğinin sağlıklı şekilde sürüp sürmeyeceğini doğrudan etkiler. Eşin ailesine yönelik hakaret, küçümseyici sözler ve kötü davranışlar, hukuken boşanma sebebi sayılmaktadır. Yargıtay kararları bu konuda son derece açıktır.

Eşin Ailesine Saygısızlık Neden Boşanma Gerekçesidir?
Evlilik birliği, karşılıklı saygı ve hoşgörü üzerine kurulur. Bu saygı sadece eşe değil, eşin ailesine karşı da gösterilmek zorundadır. Kayınvalideye, kayınpedere veya eşin diğer aile bireylerine yönelik;
Hakaret içeren sözler,
Aşağılayıcı ve küçümseyici tavırlar,
Sürekli olumsuz, kırıcı ve dışlayıcı davranışlar,
evlilik birliğini zamanla çekilmez hale getirir. Bu tür davranışlar, Türk Medeni Kanunu kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” olarak değerlendirilir.
Yargıtay Ne Diyor?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararda, eşin ailesine karşı sergilenen hakaretamiz ve küçümseyici davranışların ağır kusur oluşturduğu açıkça kabul edilmiştir. Karara göre; eşin ailesini aşağılayan, onur kırıcı söz ve davranışlarda bulunan kişinin bu tutumu, diğer eş açısından ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez hale getirmektedir.
Bu nedenle mahkemelerin, eşin ailesine yönelik kötü muameleyi basit bir aile içi anlaşmazlık olarak değil, boşanmaya götüren ciddi bir hukuki sebep olarak değerlendirmesi gerektiği vurgulanmıştır.
“Eşim Bana Değil Aileme Hakaret Ediyor” Diyorsanız…
Sıkça sorulan sorulardan biri şudur: “Eşim bana değil, aileme hakaret ediyor. Bu yine de boşanma sebebi olur mu?”
Cevap nettir: Evet. Yargıtay’a göre eşin ailesine yapılan hakaret, dolaylı olarak eşin kişilik haklarına yönelmiş kabul edilir. Çünkü aileye yönelen saldırı, evlilik birliğinin temelini oluşturan güven ve saygıyı ortadan kaldırır.
Bu Tür Davranışlar Davada Delil Olur mu?
Eşin ailesine yönelik hakaret ve aşağılayıcı tutumlar;
Tanık beyanları,
Mesajlaşmalar,
Sosyal çevredeki davranışlar,
Süreklilik gösteren olumsuz tavırlar,
ile ispatlandığında boşanma davasında güçlü delil olarak kabul edilir. Mahkemeler, bu davranışların tek seferlik mi yoksa sistematik mi olduğuna özellikle dikkat eder.
Saygı Yoksa Evlilik de Yok
Evlilik, hakaretin, küçümsemenin ve saygısızlığın tolere edilmesi gereken bir ilişki değildir. Eşin ailesine yönelik kötü davranışlar, Yargıtay içtihatlarına göre açıkça boşanma sebebidir. “Aileme yapılan bana yapılmış sayılır” yaklaşımı, yargı kararlarıyla netleşmiştir. Bu nedenle bu tür davranışlara maruz kalan eşlerin hukuki hakları güçlüdür.
📌 Aşağıda ilgili Yargıtay kararının tam metni yer almaktadır.
YARGITAY 2. Hukuk Dairesi 2015/22375 E. , 2016/9443 K.
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
"Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası ile ziynetler yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.05.2016 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ...ve karşı taraf davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkeğin, kendisi tarafından açılan ve mahkemece reddine karar verilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; davalı-karşı davacı kadının ; eşine ve eşinin ailesine hakaret ettiği, agresif tavırlar sergilediği, eşini küçümsediği toplanan delillerle kanıtlanmıştır. Hal böyle olunca davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan boşanma davasının da kabulüyle boşanmaya hükmedilmesi gerekirken, reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin; davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-karşı davacı kadının, karşı dava dilekçesinde talep ettiği ziynetler yönünden faiz talebi bulunmamaktadır. 22.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile ziynetler yönünden faiz talep etmiştir. Hal böyle olunca ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir."




Yorumlar