Haczedilen Mallar Bana Ait: İstihkak İddiası ve Davası (İİK 97–99)
Yazar: Av. Arb. Servet AKSOY
Konu: Hacizde istihkak iddiası, İİK 99, istihkak davası, yedi günlük süre ve ispat yükü
Bir başkasının borcu nedeniyle evinizde, işyerinizde veya deponuzda haciz yapılması, o yerde bulunan her eşyanın borçluya ait olduğu anlamına gelmez. İşletmenizdeki makineler, bilgisayarlar veya ticari mallar gerçekten size ait olduğu hâlde haczedilmiş olabilir. Böyle bir durumda başvurulabilecek temel hukuki yol hacizde istihkak iddiasıdır.
Ancak “Bu mallar benim” demek tek başına haczi kaldırmaz. İddianın hangi aşamada ileri sürüldüğü, malların kimin elinde bulunduğu ve icra müdürlüğünün İİK 97 mi, İİK 99 mu uyguladığı sonucu doğrudan etkiler. Hatta bu ayrım, istihkak davasını kimin açacağını ve ispat yükünün hangi tarafta olacağını belirleyebilir.
Bu rehberde, haczedilen malın kendisine ait olduğunu söyleyen kişilerin izlemesi gereken yolu, yedi günlük süreleri ve güncel Yargıtay kararlarını açıklıyoruz.

İstihkak iddiası nedir? Haczedilen mal bana aitse ne yapmalıyım?
İstihkak iddiası, icra takibinin borçlusu olmayan bir kişinin haczedilen mal üzerinde mülkiyet, rehin veya başka bir ayni hak ileri sürmesidir. Örneğin bir işyerinin eski kiracısının borcu için hacze gelindiğini, fakat işyerinin artık yeni kiracı tarafından işletildiğini düşünelim. Haczedilen kompresörün, bilgisayarın veya ekipmanın yeni kiracıya ait olduğu ileri sürülüyorsa istihkak uyuşmazlığı doğar.
İlk yapılması gereken, haciz görevlisine hangi malların size ait olduğunu açıkça bildirmek ve bu beyanın haciz tutanağına yazılmasını istemektir. Varsa fatura, kira sözleşmesi, ödeme dekontu veya devir belgesi gösterilmelidir. Belgelerin o anda bulunamaması, istihkak iddiasında bulunmayı tek başına engellemez; fakat daha sonraki ispat aşaması için deliller önemlidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 96. maddesine göre haczi öğrenen üçüncü kişi, kural olarak öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır. Haciz anında tutanağa geçirilen açık bir mülkiyet iddiası, bu bildirim bakımından önem taşır. Süre geçirilirse aynı takipte istihkak iddiasını ileri sürme hakkı kaybedilebilir.
İİK 97 ile İİK 99 arasındaki fark nedir?
İstihkak uyuşmazlıklarının en kritik sorusu, haczedilen taşınırların haciz anında kimin zilyetliğinde olduğudur. Zilyetlik, mal üzerinde fiilî hâkimiyet kurulması anlamına gelir. Sadece haciz sırasında dükkânda kimin bulunduğuna değil, işyerini gerçekte kimin kullandığına ve mallar üzerinde kimin tasarrufta bulunduğuna bakılır.
İİK 96–97 usulü: Mallar borçlunun elindeyse veya borçlu ile üçüncü kişinin birlikte zilyetliğinde kabul ediliyorsa uygulanır. İddia üzerine kanuni bildirim ve itiraz işlemleri yürütülür. İtiraz varsa dosya icra hukuk mahkemesine gönderilir; mahkemenin takibin devamı ya da ertelenmesi yönündeki kararının tefhim veya tebliğinden sonra üçüncü kişi için yedi günlük dava açma süresi gündeme gelir.
İİK 99 usulü: Mallar borçlunun değil, üzerinde hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse uygulanır. Bu durumda icra müdürlüğü, alacaklıya üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açması için yedi gün süre verir. Alacaklı süresinde dava açmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.
Bu nedenle İİK 99, malı kendisine ait olan üçüncü kişi açısından önemli bir usul korumasıdır. Bununla birlikte yalnızca dilekçede “99 uygulansın” yazılması yeterli değildir; haciz tutanağı ve fiilî durum bu hükmün koşullarını desteklemelidir.
İİK 99 kapsamında istihkak davasını kim açar?
İİK 99 uygulanırsa dava açma yükümlülüğü alacaklıdadır. İcra müdürü, alacaklıya icra hukuk mahkemesinde üçüncü kişiye karşı dava açması için yedi gün verir. Bu süre içinde dava açılmaması, üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur. İlgili haczin kaldırılması için dosyadan işlem yapılması istenir.
Burada çok önemli bir ayrıntı vardır: Alacaklıya verilen sürenin ve dava açılmazsa iddianın kabul edilmiş sayılacağı ihtarının usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.02.2025 tarihli, 2024/5913 E., 2025/703 K. sayılı kararı, süre ile ihtarın birlikte bulunmasının hukuki önemini ortaya koymuştur.
Alacaklı süresinde dava açarsa uyuşmazlık mahkemede incelenir. Üçüncü kişi, malın kendisine ait olduğuna ve zilyetliğine ilişkin delillerini sunar. İİK 99 uyarınca süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen mal satılamaz.
İstihkak davasında ispat yükü kimdedir?
İspat yükü yalnızca davacının kim olduğuna göre belirlenmez. İİK 97/a'daki mülkiyet karinesi belirleyicidir. Kural olarak taşınır malı elinde bulunduran kişinin malik olduğu kabul edilir. Mallar sadece üçüncü kişinin zilyetliğinde haczedilmişse karine onun lehine işler; bu karinenin aksini, yani malların borçluya ait olduğunu, kural olarak alacaklı ispatlamalıdır.
Buna karşılık mal borçlunun elindeyse veya borçlu ile üçüncü kişinin ortak zilyetliği söz konusuysa kanuni karine borçlu lehine uygulanabilir. Böyle bir durumda üçüncü kişinin mülkiyetini ortaya koyma yükü ağırlaşır. İİK 99 kapsamında davayı alacaklının açması, mahkemenin daha sonra zilyetlik ve ispat durumunu somut delillere göre değerlendirmesine engel değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2026 tarihli, 2025/428 E., 2026/199 K. sayılı kararında, üçüncü kişinin münhasır zilyetliğindeki mallar yönünden mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu ve karinenin aksini ispat yükünün alacaklıda bulunduğu vurgulanmıştır. Kararda ileri sürülen organik bağ iddiasının ispatının da alacaklıya ait olduğu belirtilmiştir.
İşyerinin eski kiracısının borcu için yeni kiracının malları haczedilebilir mi?
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan örneklerden biri budur: Eski kiracının banka veya ticari borcu nedeniyle aynı adrese hacze gidilir; ancak işyerini artık başka bir kişi işletmektedir. Yeni kiracı, işyerindeki ekipmanların kendi malı olduğunu ileri sürer.
Aynı adreste faaliyet gösterilmesi, önceki borçların otomatik olarak yeni kiracıya geçtiği anlamına gelmez. Bununla birlikte yeni kira sözleşmesi de içerideki her makinenin yeni kiracıya ait olduğunu kendiliğinden ispatlamaz. Gerçekten yalnızca taşınmazın kullanımı mı devralınmıştır; belli makineler ayrı ayrı mı satın alınmıştır; yoksa çalışanları, müşteri çevresi ve demirbaşlarıyla birlikte işletme bir bütün olarak mı devredilmiştir? Bu olasılıkların hukuki sonuçları farklıdır.
İşletmenin aktif ve pasifleriyle devri söz konusuysa Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi yönünden sorumluluk ayrıca incelenebilir. Alacaklı, koşulları bulunuyorsa muvazaa veya tasarrufun iptali iddialarını da gündeme getirebilir. Bu yüzden yalnızca yeni tarihli kira sözleşmesine güvenilmemelidir.
Eski faturalar, aynı tabela veya aynı iş kolu istihkak iddiasını engeller mi?
Tek başına engellemez. Eski tarihli faturalar, önceki işletmeye ait tabela, benzer faaliyet alanı veya geçmişteki iş ilişkileri, değerlendirilmesi gereken emarelerdir; fakat bunların her biri otomatik olarak malın borçluya ait olduğunu göstermez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.11.2025 tarihli, 2025/5789 E., 2025/7409 K. sayılı kararında, haciz adresindeki belgelerin güncelliği, adres bağlantısı, tarafların faaliyet durumu ve geçmiş ilişkilerin zamanlaması birlikte değerlendirilmiştir. Salt aynı iş kolu veya geçmiş bağlantı, somut olayda üçüncü kişi lehine oluşan karineyi çürütmeye yeterli görülmemiştir.
Benzer biçimde 2026 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında, şirketler arasında organik bağın varlığının yalnızca ticari benzerliklerden çıkarılamayacağı; gerçek ekonomik bütünlük, malvarlığı aktarımı ve alacaklıdan mal kaçırma olgularının somut olarak incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Elbette gerçek bir muvazaalı devir varsa istihkak koruması kötüye kullanılamaz.
İstihkak iddiasında yedi günlük süre ne zaman başlar?
Hacizde istihkakla ilgili birden fazla yedi günlük süre bulunduğundan, bunların karıştırılması ciddi hak kaybına yol açabilir:
İddianın ileri sürülmesi: İİK 96 kapsamında, haczin öğrenilmesinden itibaren kural olarak yedi gün.
İİK 97'ye göre üçüncü kişinin dava açması: İcra hukuk mahkemesinin takibin devamı veya ertelenmesi kararının üçüncü kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün.
İİK 99'a göre alacaklının dava açması: İcra müdürlüğünün usulüne uygun süre verme ve ihtar işlemi üzerine yedi gün.
Yanlış müdürlük işlemine şikâyet: İİK 16 çerçevesinde kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün; istisnalar ayrıca değerlendirilir.
Önemli: Haciz günü, her durumda istihkak davası açma süresinin başlangıcı değildir. Hacizde usulüne uygun istihkak iddiası ileri sürülmüş, fakat İİK 97 kapsamında mahkemece devam veya erteleme kararı verilmemiş yahut tefhim/tebliğ edilmemiş olabilir. Bu durumda sırf hacizden itibaren yedi gün geçmesiyle İİK 97/6'daki dava açma süresinin dolduğu söylenemez. Buna karşılık, üçüncü kişiye iddia imkânı verilmemişse İİK 97/9'daki doğrudan dava ve öğrenme süresi ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.02.2025 tarihli, 2024/5913 E., 2025/703 K. sayılı kararı; süresinde istihkak iddiasında bulunma, dava açma süresinin başlaması ve müdürlük işleminin niteliği arasındaki ayrımı açıklamaktadır. Şikâyet başvurusu, işlemeye başlamış istihkak davası süresini kendiliğinden durdurmaz.
İcra müdürlüğü istihkak iddiası hakkında karar vermezse ne yapılır?
İstihkak iddiası haciz tutanağına geçmiş olmasına rağmen, özellikle haczin başka bir icra dairesi aracılığıyla talimatla yapılması durumunda asıl takip dosyasında işlemler gecikebilir. Böyle bir durumda şu yol izlenmelidir:
Asıl icra dosyasını inceleyin. Talimat haciz tutanağının gönderilip gönderilmediğini, müdürlük kararlarını, mahkemeye sevk işlemlerini ve tebligatları kontrol edin.
Yazılı talepte bulunun. Malların yalnızca üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunduğu ileri sürülebiliyorsa, delilleriyle birlikte İİK 99 uygulanmasını ve alacaklıya dava açma süresi verilmesini isteyin.
Alternatif usulü takip edin. Müdürlük İİK 97 uygulanmasına karar verirse bunun gerekçesini ve mahkemeye sevk sürecini inceleyin. Yanlış usul seçimine karşı şikâyet hakkını süresinde değerlendirin.
Delilleri hemen koruyun. Her hacizli mal için marka, seri numarası, satın alma tarihi, ödeme dekontu, teslim belgesi, fotoğraf, vergi kaydı, ticari kayıt ve tanık bilgilerini ayrı ayrı hazırlayın.
Satış ve muhafaza riskini izleyin. İstihkak iddiası, her usulde bütün icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; gereken hukuki koruma ayrıca talep edilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.10.2024 tarihli, 2024/3909 E., 2024/8323 K. sayılı kararına göre İİK 97 veya 99'un seçimine karşı şikâyette haciz anındaki zilyetlik durumu esas alınır. Mülkiyetin ve ispat yükünün bütün delillerle incelenmesi ise istihkak davasının konusudur.
Fatura olmadan istihkak iddiası ileri sürülebilir mi?
Evet. Haciz sırasında fatura gösterememek, iddianın tutanağa geçirilmesine engel değildir. Ancak mahkeme aşamasında “mallar benim” şeklindeki soyut açıklama yeterli olmayabilir. Özellikle ikinci el alınan makinelerde banka transferleri, satıcıyla yazışmalar, taşıma ve teslim kayıtları, ilanlar, seri numaraları ve tanıklar birlikte önem kazanır.
Bir işyerindeki bütün eşyalar için aynı genel açıklamayı yapmak yerine, her bir mahcuzun kimden, ne zaman ve nasıl edinildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi savunmayı güçlendirir.
Yedieminliği kabul etmek, İİK 99 uygulanacağı anlamına gelir mi?
Hayır. Üçüncü kişinin yedieminliği kabul etmesi tek başına malların münhasıran onun zilyetliğinde olduğunu veya İİK 99'un mutlaka uygulanacağını göstermez. İİK 97/a, borçlu ile ortak zilyetlik ihtimalinde de üçüncü kişinin yedieminliği kabul etmesi hâlinde, kanunda belirtilen şartlarla muhafaza yapılmamasına imkân tanır. Dolayısıyla yedieminlik ve uygulanacak istihkak prosedürü birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
Haczedilen eşya bana aitse haciz hemen kalkar mı? Hayır. İddia tutanağa geçirilir; uygun istihkak prosedürü yürütülür. İİK 99'da alacaklı süresinde dava açmazsa iddia kabul edilmiş sayılabilir; diğer ihtimallerde mahkeme kararı gerekebilir.
İstihkak davasını ben mi, alacaklı mı açacak? Malların haciz anındaki zilyetliği belirleyicidir. İİK 97 prosedüründe kural olarak üçüncü kişi, İİK 99 prosedüründe ise alacaklı dava açar.
İstihkak davası hangi mahkemede açılır? Görevli mahkeme icra hukuk mahkemesidir. Yetki ise somut takip ve tarafların durumuna göre ayrıca belirlenir.
Eski kiracının borcu yüzünden dükkânımdaki mallar haczedilebilir mi? Haciz sırasında uyuşmazlık doğabilir. Ancak borcun eski kiracıya ait olması, yeni kiracının gerçekten kendisine ait mallarının alacaklıya tahsis edilebileceği anlamına gelmez. İstihkak iddiası ile hak ileri sürülebilir.
Banka veya alacaklı yedi gün içinde dava açmazsa ne olur? İİK 99'un şartlarına uygun süre ve ihtar verilmişse, süresinde dava açılmaması üzerine üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.
Hacizden sonra yedi gün geçtiyse artık hiçbir şey yapılamaz mı? Böyle bir genelleme yanlıştır. İstihkak iddiasının ne zaman yapıldığı, İİK 97/9'un uygulanıp uygulanmadığı, müdürlük ve mahkeme kararları ile tebligatlar birlikte incelenmelidir.
Sonuç: Hacizde doğru istihkak usulü hak kaybını önler
Bir başkasının borcu için haczedilen malın gerçek sahibini koruyan yol, yalnızca mülkiyet iddiasında bulunmak değil; iddianın süresinde kayda geçirilmesini, İİK 97–99 ayrımının doğru kurulmasını ve delillerin somutlaştırılmasını sağlamaktır. Haciz sırasında yapılan bir beyan, daha sonra verilen müdürlük kararı veya kaçırılan kısa bir süre, davanın gidişatını değiştirebilir.
İzmir ve ilçelerinde, işyeri haczi, üçüncü kişinin malının haczedilmesi ve istihkak davaları bakımından ilk adım; haciz tutanağının, asıl icra dosyasının ve mülkiyet belgelerinin birlikte incelenmesidir. Her dosyada izlenecek yol farklı olabilir.
Av. Arb. Servet AKSOY
İzmir – Alsancak
Hukuki bilgilendirme notu: Bu içerik genel açıklama niteliğindedir; somut olayın incelenmesi yerine geçmez.
Hukuki dayanaklar ve seçilmiş Yargıtay kararları
İcra ve İflas Kanunu m. 16, 96, 97, 97/a, 99; Türk Borçlar Kanunu m. 202.
Yargıtay HGK, 01.04.2026, 2025/428 E., 2026/199 K.
Yargıtay 12. HD, 05.02.2025, 2024/5913 E., 2025/703 K.
Yargıtay 12. HD, 19.11.2025, 2025/5789 E., 2025/7409 K.
Yargıtay 12. HD, 09.10.2024, 2024/3909 E., 2024/8323 K.




Yorumlar