top of page

HER İKİ EŞ DE ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞIYORSA, YOKSULLUK NAFAKASI ÖDENİR Mİ?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 12 Şub
  • 4 dakikada okunur

YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? ASGARİ ÜCRET ALAN EŞ NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Boşanma davalarında en çok merak edilen ve en çok tartışılan konulardan biri yoksulluk nafakasıdır. Özellikle şu soru sıkça gündeme gelir:

“İki eş de asgari ücret alıyorsa yoksulluk nafakası verilir mi?”

Bu sorunun cevabı her somut olaya göre değişmekle birlikte, birçok Yargıtay kararında çok net bir ilke ortaya konulmuştur: Tarafların gelirleri birbirine denk ve düzenli ise, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme şartı gerçekleşmez ve yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Bu yazımızda yoksulluk nafakasının hukuki dayanağını, şartlarını ve Yargıtay’ın emsal kararını vatandaş odaklı, açık ve net biçimde ele alıyoruz.

boşanma, asgari ücret, nafaka, yoksulluk, kusur, izmir avukat, boşanma avukatı

YOKSULLUK NAFAKASININ HUKUKİ DAYANAĞI (TMK m. 175)

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu m. 175’te düzenlenmiştir. Kanuna göre:

  • Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf,

  • Diğer taraftan süresiz olarak nafaka talep edebilir.

  • Ancak nafaka isteyen eş, boşanmada tam kusurlu olmamalıdır.

Buradaki en kritik nokta “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme” şartıdır.

Yani nafaka, bir eşin sırf geliri az diye değil; boşanma sonrası hayatını sürdüremeyecek düzeye düşmesi halinde söz konusu olur.


YOKSULLUK NAFAKASI ŞARTLARI NELERDİR?

Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Boşanma kararı verilmiş olmalı,

  2. Nafaka talep eden eş, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmalı,

  3. Talep eden eş, boşanmada ağır kusurlu olmamalı,

  4. Karşı tarafın ödeme gücü bulunmalı,

  5. Açık bir talep olmalı

Uygulamada en çok tartışılan konu ise 2. şarttır: Gerçekten yoksulluğa düşülüyor mu?


YARGITAY’IN EMSAL KARARI: GELİRLER DENKSE NAFAKA YOK

Aşğıda tam metni yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2016 tarihli, Esas 2015/18663 – Karar 2016/10813 sayılı kararında şu durum değerlendirilmiştir :

  • Kadın, özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışmaktadır. Asgari ücret seviyesinde düzenli ve sürekli geliri vardır.

  • Erkek ise özel güvenlik görevlisidir. O da asgari ücret almaktadır.

  • Tarafların gelirleri birbirine denktir.

Yerel mahkeme nafakaya hükmetmiş; ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur.

Yargıtay’ın Gerekçesi Nedir?

Yargıtay açıkça şunu söylemiştir:

  • Düzenli ve sürekli geliri bulunan,

  • Asgari ücret seviyesinde kazanan,

  • Geliri karşı tarafla aynı düzeyde olan eş,

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmüş sayılmaz.

Dolayısıyla TMK m. 175 şartları oluşmamıştır ve nafaka talebi reddedilmelidir.

Bu karar, uygulamada çok önemli bir içtihattır.


ASGARİ ÜCRET ALAN EŞ HER ZAMAN NAFAKA ALAMAZ.

Toplumda yaygın bir yanlış kanaat vardır:

“Kadın asgari ücret alıyorsa yine de nafaka alır.”

Bu doğru değildir. Eğer:

  • Her iki eş de asgari ücret alıyorsa,

  • Gelirleri birbirine yakınsa,

  • Nafaka talep eden eşin düzenli işi varsa,

Yargıtay uygulamasına göre yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi gerekir. Çünkü burada boşanma, eşlerden birini ekonomik olarak diğerine göre daha kötü bir konuma düşürmemektedir.


YOKSULLUK KAVRAMI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Yoksulluk, yalnızca “gelirin az olması” değildir.

Aile mahkemesi yoksulluğa düşme kriterini ele alırken şunlara bakar:

  • Aylık net gelir

  • Sabit giderler

  • Barınma durumu (kira mı, ev sahibi mi?)

  • Çalışma kapasitesi

  • Sosyal ve ekonomik yaşam standardı

  • Karşı tarafın ödeme gücü

Eğer tarafların yaşam koşulları boşanma öncesi ve sonrası arasında dramatik bir fark yaratmıyorsa, nafaka verilmez.


ÖNEMLİ: HER DOSYA KENDİ İÇİNDE DEĞERLENDİRİLİR

Bu Yargıtay kararı, “asgari ücret alan kimse asla nafaka alamaz” anlamına gelmez.

Örneğin:

  • Bir eş asgari ücret alıyor,

  • Diğer eş 3–4 katı gelir elde ediyorsa,

  • Nafaka isteyen eş kira ödüyor ve ciddi geçim sıkıntısı yaşıyorsa,

Bu durumda nafaka gündeme gelebilir.

Ancak gelirler eşit veya denk seviyedeyse, Yargıtay’ın yaklaşımı nettir: Yoksulluk şartı oluşmamıştır.


SONUÇ: GELİR DENGESİ VARSA NAFAKA HAKKI DOĞMAZ

Yargıtay’ın açık içtihadına göre :

  • Düzenli geliri bulunan,

  • Asgari ücret kazanan,

  • Geliri karşı tarafla aynı seviyede olan eş,

  • Boşanma ile yoksulluğa düşmüş sayılmaz.

Bu nedenle yoksulluk nafakasına hükmedilemez.


BOŞANMA VE NAFAKA SÜRECİNDE HUKUKİ DESTEK NEDEN ÖNEMLİ?

Yoksulluk nafakası davaları:

  • Gelir araştırması,

  • Kusur değerlendirmesi,

  • Sosyal ekonomik durum tespiti,

  • Yargıtay içtihat analizi

gerektirir.

Eksik savunma veya yanlış talep, hak kaybına yol açabilir. Boşanma, nafaka ve mal paylaşımı sürecinde haklarınızı tam ve doğru şekilde öğrenmeden karar verilmemelidir. Her dava dosyası kendi içinde değerlendirilmeli ve strateji buna göre belirlenmelidir.



T.C. YARGITAY

2. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/18663 Karar No: 2016/10813 Karar Tarihi: 01-06-2016

YOKSULLUK NAFAKASI İSTEMİ - KADININ ÖZEL BİR ŞİRKETTE MUHASEBECİ OLARAK ÇALIŞTIĞI VE ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNDE DÜZENLİ GELİRİNİN BULUNDUĞU - DÜZENLİ VE SÜREKLİ GELİRİ BULUNAN KADININ BOŞANMAKLA YOKSULLUĞA DÜŞMEYECEĞİ - TALEBİN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemece, davalı kadının sigortalı bir işte çalışmasının yoksulluk nafakası verilmesine engel olmayacağı gerekçesiyle, davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı kadının özel bir şirkette muhasebeci olarak çalıştığı ve asgari ücret seviyesinde düzenli gelirinin bulunduğu, buna karşılık davalı erkeğin de özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve asgari ücret aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun ilgili maddesi koşullarının davacı kadın yararına gerçekleşmediği, tarafların gelirlerinin birbirine denk olduğu, düzenli ve sürekli geliri bulunan kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği sabittir. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekir. (4721 S. K. m. 175) Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Mahkemece, davalı kadının sigortalı bir işte çalışmasının yoksulluk nafakası verilmesine engel olmayacağı gerekçesiyle, davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı kadının özel bir şirkette muhasebeci olarak çalıştığı ve asgari ücret seviyesinde düzenligelirinin bulunduğu, buna karşılık davalı erkeğin de özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve asgari ücret aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının davacı kadın yararına gerçekleşmediği, tarafların gelirlerinin birbirine denk olduğu, düzenli ve sürekli geliri bulunan kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği sabittir. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.06.2016


Yorumlar


bottom of page