KUR FARKI ALACAĞI TALEP EDİLEBİLİR Mİ? | Detaylı Hukuki Rehber
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 25 Şub
- 3 dakikada okunur
Kur farkı alacağı (dövizli veya dövize endeksli ticari ilişkilerde ödeme günündeki kur değişiminden doğan fark), uygulamada en çok “Sözleşmede yazmıyordu”, “TL çekle ödedim, yine de kur farkı istenir mi?”, “Kur farkı faturası tek başına borç doğurur mu?” sorularında düğümlenir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı şunu söylüyor: Kur farkı kendiliğinden doğan otomatik bir alacak değildir; talep edilebilmesi için somut dayanak gerekir.

1) Önce temel kural: Döviz borcu nasıl ödenir?
Türk Borçlar Kanunu’na göre para borcu kural olarak Türk Lirası ile ödenir; ancak borç yabancı para üzerinden kararlaştırılmışsa ve sözleşmede “aynen ödeme” gibi bir ifade yoksa, borçlu ödeme günündeki rayiç üzerinden TL ile ödeme yapabilir. Ödeme gününde ödenmezse alacaklı da belirli koşullarla aynen veya TL karşılığı üzerinden talepte bulunabilir.
Ticari işlerde ise, mal/hizmet tedarikinde ödeme tarihinde ödenmeyen borçlarda temerrüt ve sonuçlarına dair Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıca düzenleme bulunur.
2) Yargıtay’a göre kur farkı ne zaman istenir?
A) Sözleşmede (veya sipariş/teklif/proforma gibi yazılı belgelerde) açık hüküm varsa
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin kararlarında, kur farkının istenebilmesi için çoğunlukla şu iki temel dayanak aranır:
Taraflar arasındaki sözleşmede kur farkına ilişkin açık hüküm, veya
Asıl faturada döviz karşılığının açık biçimde gösterilmesi / ilişkinin döviz üzerinden yürüdüğünün anlaşılması.
Bu yaklaşım, örneğin 19. HD’nin 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararında “açık hüküm ya da asıl faturada döviz karşılığı” vurgusuyla görülür. Benzer şekilde 19. HD’nin 2017/3549 E., 2018/4033 K. sayılı kararında da kur farkı için sözleşme/fatura üzerinden kurulan dayanak açıkça öne çıkar.
Önemli pratik sonuç: Kur farkı hükmü yalnızca “ana sözleşme”de değil; sipariş formu, teklif formu, proforma fatura, teyit yazısı gibi yazılı belgelerde açıkça yer alıyorsa da uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir.
B) “Vade günü” ile “fiili ödeme günü” arasındaki fark yüzünden doğuyorsa
Yargıtay 19. HD, dövizli bedelin vade gününde ödenmesi gerekirken daha sonra ödenmesi halinde, vade günündeki kur ile fiili ödeme günündeki kur arasındaki farkın istenebileceğini kabul eden kararlar vermiştir.
C) Kur farkı faturaları defterlere kaydedilmiş/benimsenmişse
Hukuk Genel Kurulu’nun 2007/19-553 E., 2007/547 K. sayılı kararında; borçlunun aynı ilişkiden doğan bazı kur farklarını ödemesi ve kur farkı faturalarını kabul ederek ticari defterlerine kaydetmesi gibi olgular, sorumluluğun değerlendirilmesinde önem kazanır.
3) Kur farkı hangi hallerde istenemez? (En kritik tuzaklar)
A) TL çekle ödeme “kabul edilmişse” kur farkı talebi zorlaşabilir
Uygulamada en çok karşılaşılan itiraz: “Ben TL çek verdim, sattığınız malın TL bedelini kabul ettiniz.”
Yargıtay 19. HD’nin 2015/11192 E., 2016/2067 K. sayılı kararında; ödemeyi TL çek olarak kabul eden alacaklının sonradan kur farkı isteyemeyeceği yönünde değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
Bu ne demek?
Eğer tarafların yazılı belgelerinde kur farkı mekanizması yoksa,
Alacaklı TL çekle tahsilatı “sonlandırıcı” şekilde kabul etmişse,
Üstelik uzun süreli ilişkide daha önce kur farkı istenmemişse,
Kur farkı talebi dürüstlük kuralı / somut olayın şartları bakımından reddedilebilir.
B) Yazılı dayanak yoksa, “sonradan kesilen kur farkı faturası” tek başına yetmeyebilir
Kur farkı faturası uygulamada çok kesilir; ancak bu faturanın tek başına borç doğurduğunu varsaymak risklidir. Nitekim kur farkı faturası, ticaret hukuku anlamında her zaman “TTK 21’deki fatura” gibi sonuç doğurmayabilir; daha çok vergisel kayıt/uyum amacıyla düzenlendiği vurgulanır.
4) Kur farkı faturasının (ve vergisel boyutun) doğru anlaşılması
Kur farkı, vergi uygulamasında KDV matrahıyla ilişkilendirilebilen bir unsur olarak ele alınır; kur farkı lehine olan tarafın KDV oranına göre fatura düzenlemesi gibi sonuçlar doğabilir.
Ama kritik ayrım şu:
Vergisel olarak faturalandırma gerekebilir,
Ancak özel hukuk açısından “kur farkı alacağı” talep edebilmek için yine sözleşmesel/ispata dayalı bir temel aranır.
5) Uygulamada “kur farkı talep edilebilir mi?” sorusuna hızlı kontrol listesi
Aşağıdaki sorulara verilen “evet” cevabı sayısı arttıkça kur farkı talebi güçlenir:
Bedel döviz üzerinden mi kararlaştırıldı veya dövize endeksli mi?
Sözleşmede/sipariş-teklif/proformada kur farkı alınacağı açıkça yazıyor mu?
Asıl faturalarda döviz karşılığı açıkça gösteriliyor mu?
Vade günü geçti mi ve ödeme daha sonra mı yapıldı? (vade/fiili ödeme kuru farkı)
Borçlu daha önce kur farkı ödemiş mi veya kur farkı faturalarını defterlerine kaydetmiş mi?
Ödeme TL çekle yapıldıysa, çekin hesaba geçtiği gün kurunun esas alınacağı gibi bir hüküm var mı?
6) Sözleşmeye konulacak “kur farkı” şartı nasıl yazılmalı?
Yargıtay uygulamasının aradığı “açıklık” için maddede şu unsurlar net olmalı:
Bedelin hangi para birimiyle belirlendiği (USD/EUR vb.)
Ödemenin TL yapılması halinde hangi kurun esas alınacağı (TCMB döviz satış kuru/efektif vb.)
Kurun hangi tarih itibarıyla alınacağı (vade günü mü, fiili ödeme günü mü?)
Vadede ödeme yapılmazsa kur farkının ayrıca talep edileceği
Kur farkı için fatura düzenlenebileceği
Bu netlik, sonradan “kur farkı yoktu” itirazını ciddi ölçüde zayıflatır.
7) Dava ve icra takibinde ispat: En çok yapılan hata
Kur farkı uyuşmazlıklarında mahkemeler, “cari hesap ekstresi yorumuyla” değil; asıl faturalar, sipariş/teklif formları, ödeme tarihleri ve kur hesabı üzerinden somut hesap yapılmasını ister. Yargıtay’ın bazı bozma gerekçelerinde bu nokta açıkça görülür.
Sonuç: Kur farkı alacağı her olayda istenmez; ama doğru kurgulanırsa güçlü bir taleptir
Yazılı dayanak + doğru kur tarihi + doğru hesap varsa kur farkı talebi güçlenir.
TL çekle tahsilatın “kur farkından feragat” gibi yorumlanabileceği durumlarda talep zayıflayabilir.
Kur farkı faturası vergi/ kayıt boyutunda önemli olsa da, özel hukukta talep için çoğu kez sözleşmesel temel ve ispat gerekir.
Ticari işletmeyi ve alacağı riske atacak bir ilişkiye girmeden önce alanında uzman bir avukattan görüş alınması hayati önem taşır.




Yorumlar