GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİ ALMAYAN SİTE YÖNETİMİ VE GÜVENLİK ŞİRKETİ, HIRSIZLIK SUÇUNDAN DOĞAN ZARARDAN SORUMLUDUR.
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 27 Şub
- 3 dakikada okunur
Site İçinde Hırsızlık Olursa Kim Sorumlu?
Günümüzde site, rezidans ve toplu konut yaşamı yaygınlaştıkça “site içinde hırsızlık olursa zararı kim karşılar?” sorusu da vatandaşlar açısından hayati hale gelmiştir. Özellikle gerekli güvenlik önlemlerini almayan site yönetimi ve güvenlik şirketlerinin, hırsızlık sonucu oluşan zararlardan hukuken sorumlu tutulabileceği, yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla açıkça kabul edilmektedir.

Site Yönetiminin Hukuki Sorumluluğu
Site yönetimi, kat maliklerinden ve/veya kiracılardan topladığı aidatlar karşılığında ortak yaşam alanlarının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük sadece kapıya güvenlik görevlisi koymakla sınırlı değildir.
Site yönetiminin başlıca sorumlulukları şunlardır:
Site giriş-çıkışlarının denetlenmesi
Güvenlik kameralarının aktif ve çalışır durumda olması
Aydınlatmanın yeterli seviyede sağlanması
Güvenlik personelinin sayıca ve nitelik olarak yeterli olması
Riskli alanlara ilişkin önleyici tedbirlerin alınması
Bu önlemler alınmadığı veya kağıt üzerinde bırakıldığı takdirde, site yönetimi kusurlu davranmış sayılır.
Güvenlik Şirketinin Sorumluluğu
Site yönetimleri genellikle güvenlik hizmetini profesyonel güvenlik şirketlerinden temin eder. Ancak bu durum, sorumluluğun tamamen güvenlik şirketine devredildiği anlamına gelmez.
Güvenlik şirketi açısından da:
Sözleşmede taahhüt edilen güvenlik hizmetinin eksiksiz sunulması
Devriye, kontrol ve gözetim görevlerinin yerine getirilmesi
Şüpheli durumlara zamanında müdahale edilmesi
zorunludur. Bu yükümlülüklerin ihlali halinde güvenlik şirketi de doğrudan sorumlu hale gelir.
Yargıtay Kararı: Site Yönetimi ve Güvenlik Şirketi Tazminat Öder
Bu konuda emsal nitelikteki bir kararda, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi; site içinde gerçekleşen hırsızlık olayında gerekli önlemleri almayan site yönetimi ve güvenlik şirketinin maddi zarardan sorumlu olduğuna hükmetmiştir.
Karara konu olayda:
Site içinde bulunan konuta hırsız girmiş,
Ziynet eşyaları çalınmış,
Davacılar, site yönetimi ve güvenlik şirketine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.
Yerel mahkeme maddi tazminata hükmetmiş, karar temyiz edilmiş; Yargıtay ise kararı onamıştır. Böylece, site yönetimi ve güvenlik şirketinin kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu karar, uygulamada çok net bir ilkeyi ortaya koymaktadır:
Site sakinleri, kusurları olmaksızın uğradıkları hırsızlık zararını, güvenliği sağlamakla yükümlü olanlardan talep edebilir.
Tazminat Talep Edilebilir mi?
Evet. Şartları oluştuğunda:
Çalınan ziynet eşyaları
Nakit para
Elektronik eşyalar
Diğer değerli mallar
için maddi tazminat talep edilebilir. Manevi tazminat ise her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir. Önemli olan, hırsızlığın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olması ve güvenlik zafiyetinin somut delillerle ortaya konulmasıdır.
Vatandaşlar Ne Yapmalı?
Site içinde hırsızlık mağduru olan kişiler:
Derhal kolluk kuvvetlerine başvurmalı
Olay yeri tespit ve tutanaklarını aldırmalı
Güvenlik kamera kayıtlarının korunmasını talep etmeli
Site yönetiminden ve güvenlik şirketinden yazılı açıklama istemeli
Hukuki süreç için uzman bir avukattan destek almalıdır
Bu adımlar, tazminat davasında ispat açısından kritik öneme sahiptir.
Sonuç
Aidat ödenen, güvenlik hizmeti sunulan bir sitede meydana gelen hırsızlık olaylarında, “zarar bana ait” düşüncesi hukuken doğru değildir. Gerekli güvenlik önlemlerini almayan site yönetimi ve güvenlik şirketi, hırsızlık suçundan doğan zarardan sorumludur. Yargıtay içtihatları bu konuda nettir ve vatandaş lehinedir.
Somut olayınıza uygun hukuki değerlendirme ve tazminat süreci için profesyonel hukuki destek alınması, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.
YARGITAY 13. Hukuk Dairesi 2016/12054 E. , 2017/10564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılınedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı...A.Ş.avukatınca duruşmalı diğer davalı ve ihbar olunan avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerineilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Güv. Ltd. Şti. vekili avukat... ile davacılar vekiliavukat ...ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamalarıdinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğusaptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, 08/12/2013 tarihinde site içerisinde bulunan konutlarına hırsız girdiğini ve ziynet eşyalarının çalındığını ileri sürerek gerekli önlemleri almayan site yönetimi ve güvenlik şirketinden 25.000 TL maddi ve 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Islah ile daha sonra maddi tazminat istemlerini 51.915,00 TL olarak artırmışlardır.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş ;hüküm, davalılar ve ihbar olunan ...tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Her ne kadar, ihbar olunanlar tarafından da temyiz dilekçesi ibraz edilmiş ise de, hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmayan ihbar olunanların kararı temyiz hakkı bulunmadığından dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davacılar lehine ONANMASINA, ikinci bent gereğince ihbar olunan ...tarafından verilen temyiz dilekçesinin REDDİNE, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ...ı A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.659,74 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, peşin alınan 886,58 TL harcın ihbar olunanlara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




Yorumlar