Konkordato İlan Eden Şirketten İşçilik Alacakları Nasıl Alınır? 2026 Güncel Rehber
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 11 Ağu
- 12 dakikada okunur
İşverenin konkordato sürecine girmesi; ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya yıllık izin alacağının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kanun, yakın dönemde doğmuş işçilik alacaklarına özel bir imtiyaz tanır. Şartları bulunan işçi, konkordato mühleti devam ederken haciz yoluyla icra takibi başlatabilir; zorunlu arabuluculuğa başvurabilir ve anlaşma olmazsa iş mahkemesinde işçilik alacağı davası açabilir.
Ancak doğru yolu seçmek için üç konu birbirinden ayrılmalıdır:
Alacağın gerçekten doğup doğmadığı ve gerçek miktarı,
Alacağın İcra ve İflas Kanunu bakımından imtiyazlı olup olmadığı,
İşçinin daha önce imzaladığı ibraname, ödeme protokolü veya taksit planının hukuki etkisi.
Bu rehberde, konkordato ilan eden şirketten işçilik alacağı tahsil etmek isteyen işçinin hangi adımları izlemesi gerektiği; İcra ve İflas Kanunu m.206, m.294, m.299, m.305 ve m.308/c, Türk Borçlar Kanunu m.420, İş Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu çerçevesinde açıklanmaktadır.

Konkordato, işçi alacaklarını kendiliğinden silmez. İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı işçilik alacakları için İİK m.294/2 uyarınca haciz yoluyla takip yapılabilir. İşçi ayrıca arabuluculuğa başvurup gerçek alacağının tamamı için iş mahkemesinde dava açabilir. Fesih günü imzalanan ve eksiksiz banka ödemesi içermeyen ibraname ise kural olarak geçerli bir ibra değildir.
İçindekiler
Konkordato İlan Eden Şirketten İşçilik Alacağı Alınabilir mi?
İşverenin konkordato talep etmesi veya mahkemenin geçici mühlet vermesi, iş sözleşmesinden doğan alacakları ortadan kaldırmaz. İşçi, şartları oluşmuşsa şu alacakları talep etmeye devam edebilir:
Ödenmeyen ücret ve ücret farkı,
Kıdem tazminatı,
İhbar tazminatı,
Kullanılmayan yıllık izin ücreti,
Fazla çalışma ücreti,
Hafta tatili ücreti,
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,
Prim ve ikramiye,
Yol, yemek ve sözleşmeden doğan diğer parasal haklar.
Kıdem ve ihbar tazminatının her işten ayrılmada otomatik olarak doğmadığı unutulmamalıdır. Fesih şekli, fesih nedeni, çalışma süresi ve iş sözleşmesinin türü ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık işveren, düzenlediği bir ibraname veya ödeme protokolünde bu alacakları açıkça kabul etmişse, belge işçinin iddiasını destekleyen önemli bir delil olabilir.
Konkordato İlanı Hukuken Ne Anlama Gelir?
Günlük dilde “şirket konkordato ilan etti” denilse de teknik olarak şirket kendi başına konkordato ilan edemez. Borçlu şirket konkordato talebinde bulunur; asliye ticaret mahkemesi şartları görürse geçici mühlet kararı verir ve bu karar ilan edilir.
İİK m.288 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu nedenle aşağıdaki tarihler mutlaka ayrı ayrı kontrol edilmelidir:
Konkordato talep tarihi,
Geçici mühlet karar tarihi,
Geçici mühlet ilan tarihi,
Kesin mühlet karar tarihi,
Konkordatonun tasdik veya ret tarihi.
Bu tarihler; alacağın konkordatoya tabi olup olmadığını, faiz hesabını, alacak bildirimi süresini ve takip işlemlerini etkileyebilir. Yalnızca bir gazete haberi veya şirket açıklaması üzerinden hareket edilmemelidir. Ticaret Sicili Gazetesi, Basın İlan Kurumu ilanı ve konkordato mahkemesi dosyası incelenmelidir.
Konkordatoda Hangi İşçilik Alacakları Talep Edilebilir?
Kıdem tazminatı
1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükteki 14. maddesindeki koşullar gerçekleşmişse kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona ermesiyle doğar. Hesaplama yalnızca bordrodaki çıplak ücret üzerinden yapılmaz. Düzenli para veya para ile ölçülebilen menfaatler, koşulları varsa giydirilmiş brüt ücrete eklenir.
Bu nedenle işverenin düzenlediği belgede yazan kıdem tazminatı; yemek, yol, prim, ikramiye, özel sağlık sigortası veya benzeri düzenli menfaatler hesaba katılmadığı için gerçek tutardan düşük olabilir.
İhbar tazminatı
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim süresine uyulmadan ve haklı neden bulunmadan feshedilmesi hâlinde ihbar tazminatı gündeme gelir. İhbar tazminatı da ücret ve düzenli yan haklar dikkate alınarak hesaplanır. Fesih nedeni ve bildirimin yapılıp yapılmadığı önemlidir.
Yıllık izin ücreti
Kullanılmayan yıllık izin sürelerinin ücrete dönüşmesi, iş sözleşmesinin sona ermesiyle gerçekleşir. İşveren, yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır. Uzun süre çalışan bir işçinin gerçek izin alacağı, işverenin tek taraflı hazırladığı çıkış hesabından çok daha yüksek çıkabilir.
Ücret, fazla çalışma ve diğer çalışma alacakları
Ödenmeyen maaş, ücret farkı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacakları da konkordato nedeniyle yok olmaz. Ancak her bir alacak için ispat kuralları, faiz başlangıcı ve zamanaşımı farklı olabilir. Bordro, banka kaydı, puantaj, giriş-çıkış kayıtları, e-posta, mesaj, vardiya çizelgesi ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir.
İşçi Alacakları Neden İmtiyazlıdır?
İcra ve İflas Kanunu m.206, işçilerin iş ilişkisine dayanan ve kanunda belirtilen yakın dönemde tahakkuk etmiş alacaklarını birinci sıra imtiyazlı alacaklar arasında düzenler. Hüküm, ihbar ve kıdem tazminatlarını açıkça sayar; ücret ve iş ilişkisinden doğan diğer alacaklar da şartları bulunduğunda bu kapsamda değerlendirilir.
İmtiyaz, işçinin alacağını diğer bütün alacaklardan önce ve her durumda nakden tahsil edeceği anlamına gelmez. Şirketin haczedilebilir malvarlığının bulunması ve takip işlemlerinin doğru yürütülmesi gerekir. Bununla birlikte imtiyaz üç önemli avantaj sağlar:
Haciz yoluyla takip istisnası: İİK m.294/2 uyarınca birinci sıra imtiyazlı alacaklar için konkordato mühletinde haciz yoluyla takip yapılabilir.
Konkordato planına karşı koruma: İİK m.308/c gereğince bu alacaklar, işçi imtiyazından vazgeçmedikçe konkordato projesinin indirim ve vade hükümlerinden etkilenmez.
Tasdik aşamasında teminat: İİK m.305 uyarınca imtiyazlı alacakların tam ödenmesinin yeterli teminata bağlanması, konkordatonun tasdiki koşullarındandır. İşçi bu güvenceden açıkça vazgeçmemelidir.
İİK m.206’daki süre şartı somut dosyada ayrıca incelenmelidir. Çok eski döneme ait bazı çalışma alacakları imtiyaz dışında kalabilir. Buna karşılık iş sözleşmesinin sona ermesiyle yeni doğan kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarında fesih tarihi belirleyicidir.
Konkordato İlan Eden Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi?
Genel kural, konkordato mühletinde borçlu şirket aleyhine yeni takip yapılamaması ve başlamış takiplerin durmasıdır. Fakat İİK m.294/2 bu kurala açık bir istisna getirir: İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Bu nedenle imtiyaz şartlarını taşıyan işçi:
İlamsız haciz yoluyla takip başlatabilir,
İş mahkemesi kararına dayanarak ilamlı takip yapabilir,
Başlamış haciz takibine devam edebilir,
Takibin kesinleşmesi üzerine haciz ve satış işlemlerini talep edebilir.
Kanun yalnızca haciz yolunu istisna tuttuğu için takip türü doğru seçilmelidir. İşçinin konkordato sürecinde doğrudan iflas yoluna başvurabileceği sonucu çıkarılmamalıdır.
İcra müdürlüğü konkordato mühletini gerekçe göstererek imtiyazlı işçilik alacağı takibini durdurursa, işlemin niteliğine göre icra mahkemesinde şikâyet yolu değerlendirilmelidir.
İlamsız icra mı, işçilik alacağı davası mı?
İşverenin imzaladığı belge açık ve tartışmasız bir borç ikrarı içeriyorsa ilamsız icra, hızlı baskı yaratabilir. Ancak gerçek işçilik alacağının belgedeki rakamdan yüksek olma ihtimali varsa yalnızca bu rakama dayalı takip, işçinin talebini fiilen daraltabilir.
Bu durumda daha güçlü seçenek çoğu zaman şudur:
Gerçek alacak kalemlerinin ön hesabını yapmak,
Zorunlu arabuluculukta bütün alacakları ayrı ayrı ileri sürmek,
Anlaşma olmazsa iş mahkemesinde gerçek alacağın tamamı için dava açmak,
Aynı zamanda konkordato komiserine alacak bildiriminde bulunmak.
İşçi Alacağı Konkordato Ödeme Planına Girer mi?
Bu konuda sık yapılan hata, “konkordatodan önce doğan alacak plana girmez” düşüncesidir. Oysa kural tersidir: İİK m.308/c uyarınca konkordato talebinden önce doğan alacaklar kural olarak konkordatoya tabidir. İşçilik alacaklarının korunması, yalnızca doğum tarihinden değil, İİK m.206’daki imtiyazlı alacak niteliğinden kaynaklanır.
Birinci sıra imtiyazlı işçilik alacakları, işçi açıkça vazgeçmedikçe konkordato projesindeki indirim veya uzun vadeye bağlı değildir. Ancak bu durum, alacağın komisere bildirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmez. Alacağın tutarı, niteliği ve imtiyazı konkordato dosyasında açıkça ileri sürülmelidir.
Alacağın doğum tarihi ile ödeme vadesi aynı şey değildir
İş sözleşmesi feshedildiğinde doğan kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağının sekiz taksitte ödeneceği kararlaştırılmış olabilir. Taksit tarihlerinin bir kısmının konkordato ilanından sonraya kalması, alacağı konkordato sonrasında doğmuş yeni bir borca dönüştürmez. Ortada daha önce doğmuş, ödeme zamanı taksitlere bağlanmış bir alacak vardır.
Bununla birlikte doğrudan icra edilebilirlik bakımından taksit anlaşmasının geçerliliği ve bir taksidin aksamasının kalan vadeleri etkileyip etkilemediği ayrıca incelenir.
İbraname İşçinin Daha Yüksek Alacak İstemesini Engeller mi?
Her “ibraname” başlıklı belge geçerli değildir. Türk Borçlar Kanunu m.420 uyarınca işçinin işverenden olan alacağına ilişkin ibranın geçerli olabilmesi için:
Yazılı olması,
İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay sonra düzenlenmesi,
İbra edilen alacak türü ve miktarının açıkça belirtilmesi,
Hak edilen tutarın eksiksiz ödenmesi,
Ödemenin banka aracılığıyla yapılması
gerekir.
Bu şartlardan biri eksikse belge, ibra yönünden kesin hükümsüzdür. Özellikle fesih günü imzalatılan ve bedeli gelecekteki taksitlere bırakılan bir belge, geçerli ibra sonucunu doğurmaz. Gelecekte yapılacağı vaat edilen ödeme, TBK m.420’deki eksiksiz banka ödemesi şartını karşılamaz.
Kısmi banka ödemesi yapılmışsa bu ödeme yalnızca ödendiği miktar yönünden mahsup edilir. İşçi, gerçek alacağı daha yüksekse farkını isteyebilir. İbranamede bulunmayan fazla çalışma, hafta tatili, ücret farkı veya prim gibi alacaklar da sırf genel bir “başka alacağım yoktur” cümlesi nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.
İbranamedeki rakam üst sınır değildir
Geçersiz bir ibranamede yazılı rakam, kural olarak işçinin talep edebileceği azami miktar değildir. İş mahkemesi;
Gerçek çalışma süresini,
Gerçek ücreti,
Düzenli yan hakları,
İzin kayıtlarını,
İşverenin yaptığı ödemeleri
inceleyerek gerçek alacağı hesaplar. İbraname ise işverenin en azından belirli alacak kalemlerini kabul ettiğini gösteren delil olarak kullanılabilir.
Belgenin “sulh”, “ikale”, “ödeme protokolü” veya “borç tasfiye sözleşmesi” niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Mahkeme yalnızca belgenin başlığına değil, içeriğine ve tarafların gerçek amacına bakar.
Taksitli İşçilik Alacağı Ödenmezse Ne Olur?
İşçi ve işveren kıdem tazminatının veya diğer işçilik alacaklarının taksitle ödenmesini kararlaştırabilir. Ancak taksit planı işveren tarafından ihlal edildiğinde işçinin bu planla bağlılığının devam edip etmediği gündeme gelir.
Yargıtay’ın kıdem tazminatı konusundaki yaklaşımına göre, işçinin taksitli ödeme planını kabul etmesi ancak taksitlerin zamanında ödenmesi hâlinde işveren lehine sonuç doğurur. Bir veya birkaç taksit zamanında ödenmezse işçinin ödeme planıyla bağlı olmadığı ve kıdem tazminatının tamamı için faiz talep edebileceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle bir taksit aksadığında:
Taksit planındaki muacceliyet kaydı kontrol edilmeli,
Noter ihtarıyla temerrüt ve plan ihlali bildirilmeli,
Kalan toplam alacak talep edilmeli,
İlk ödeme faiz ve ana para hesabında doğru şekilde mahsup edilmeli,
Arabuluculuk ve dava talepleri yalnızca vadesi gelen tek taksitle sınırlandırılmamalıdır.
Belgede “bir taksit ödenmezse kalan borcun tamamı muaccel olur” hükmü varsa toplam bakiyenin talebi daha güçlüdür. Böyle bir hüküm yoksa belgenin bütünlüğü, iş hukukunda işçi yararına yorum ilkesi ve somut olayın özellikleri önem kazanır. Özellikle kıdem dışındaki ihbar ve yıllık izin alacakları yönünden belge metni dikkatle incelenmelidir.
Zorunlu Arabuluculuk ve İş Mahkemesi Davası
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, işçi veya işveren alacağı ve tazminatı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Konkordato mühleti, zorunlu arabuluculuğa başvurmayı veya iş mahkemesinde dava açmayı engellemez. İİK m.294 takipleri sınırlar; alacağın mahkemece tespit edilmesine yönelik genel bir dava yasağı getirmez.
Arabuluculuk başvurusunda hangi alacaklar yazılmalı?
Başvuru “tüm işçilik alacakları” gibi soyut bir ifadeye bırakılmamalıdır. Dava edilmesi düşünülen her kalem ayrı ayrı belirtilmelidir:
Kıdem tazminatı,
İhbar tazminatı,
Yıllık izin ücreti,
Ücret ve ücret farkı,
Fazla çalışma,
Hafta tatili,
Ulusal bayram ve genel tatil,
Prim ve ikramiye,
Diğer sözleşmesel alacaklar.
Yargıtay uygulamasında başvuru ve son tutanakta yer almayan bir alacak kalemi yönünden dava şartı eksikliği gündeme gelebilir. Bu nedenle hem başvuru formu hem de son tutanak kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk talebi, daha önce imzalanan ibranamedeki rakamla sınırlandırılmak zorunda değildir. İşçi, gerçek ücret ve işveren kayıtlarına göre belirlenecek bütün alacaklarını uyuşmazlık konusu yapabilir.
Arabuluculukta anlaşma yapılırken dikkat
Konkordato sürecindeki şirketle yapılacak yeni anlaşmada yalnızca ödeme vaadi yeterli görülmemelidir. Anlaşmada mümkünse şu hükümler yer almalıdır:
Her alacak kaleminin ayrı tutarı,
Toplam net ve brüt hesabın niteliği,
Ödeme tarihi ve banka hesabı,
Bir taksit aksarsa kalan borcun tamamının muaccel olacağı,
Gecikme faizi,
Teminat, kefalet veya uygun güvence,
İİK m.206 imtiyazından vazgeçilmediği,
Önceki ödemelerin nasıl mahsup edileceği.
Şirketin konkordato mahkemesi kararında tasarruf yetkisi sınırlanmış olabilir. Bu nedenle şirket temsilcisinin yetkisi ile komiser veya mahkeme izni gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir. İşçi, belirsiz bir “başka hiçbir hakkım kalmamıştır” hükmünü ödeme gerçekleşmeden kabul etmemelidir.
Anlaşma olmazsa işçilik alacağı davası
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde alacak davası açılabilir. Dava dilekçesinde:
Fesih şekli ve nedeni,
Çalışma süresi,
Gerçek ücret ve yan haklar,
Talep edilen her alacak kalemi,
İbranamenin TBK m.420’ye aykırılığı,
Taksit planının ihlali,
İlk ödemenin mahsubu,
Alacağın İİK m.206 kapsamında imtiyazlı olduğu
açıklanmalıdır.
İbranamenin hükümsüzlüğü için ayrı bir dava açılması çoğu durumda gerekmez. İş mahkemesi, alacak davası içinde belgenin hukuki değerini değerlendirir.
Konkordato Komiserine Alacak Bildirimi
İİK m.299 uyarınca komiser, ilanla alacaklıları alacaklarını on beş gün içinde bildirmeye davet eder. İşçi, imtiyazlı alacağı bulunsa ve iş mahkemesinde dava açacak olsa bile bu ilanı takip etmelidir. Alacak bildiriminde şunlar bulunmalıdır:
İşçinin kimlik ve iletişim bilgileri,
İşe giriş ve çıkış tarihleri,
Fesih nedeni,
Her alacak kaleminin ayrı tutarı,
Faiz ve fer’i talepler,
Yapılan ödemenin mahsup bilgisi,
İİK m.206/1 imtiyaz iddiası,
İmtiyazdan vazgeçilmediğine ilişkin açık beyan,
İbraname, bordro, banka dekontu, SGK dökümü ve varsa dava/arabuluculuk belgeleri.
Alacak miktarı henüz kesin değilse makul ve belgeli bir ön hesap hazırlanmalıdır. İş mahkemesinde dava açıldığında dava dilekçesi ve esas numarası komisere sunulmalıdır. İşveren alacağı reddederse alacak çekişmeli hâle gelebilir; tasdik aşamasındaki süreler ve teminat talepleri ayrıca takip edilmelidir.
Komisere bildirim yapmak, tek başına iş mahkemesi kararının yerini tutmaz. İş mahkemesinde dava açmak da komiserlik ilanını görmezden gelme hakkı vermez. İki süreç farklı amaçlarla birlikte yürütülür.
Ücret Garanti Fonu
Konkordato ilan eden işverenin ödemediği ücretler için bazı işçiler İŞKUR Ücret Garanti Fonu desteğinden yararlanabilir. Fon, koşulları bulunan işçilerin üç ayı aşmayan ödenmemiş temel ücret alacağını karşılamayı amaçlar.
Başvuruda genel olarak:
Ücret Garanti Fonu talep dilekçesi,
Konkordato mühlet kararı veya ilanı,
Aylar itibarıyla ücret alacağını gösteren işçi alacak belgesi
istenir. Fon; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin veya bütün yan hakların tamamını ödemez. Bu nedenle Ücret Garanti Fonu başvurusu, arabuluculuk, dava, komiserlik bildirimi veya icra takibinin alternatifi değil; ödenmeyen temel ücret yönünden tamamlayıcı bir yoldur.
Faiz ve Zamanaşımı
Kıdem tazminatı faizi
1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca zamanında ödenmeyen kıdem tazminatına, gecikme süresi için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir. Faiz başlangıcı kural olarak fesih tarihidir. Taksit anlaşması ve yapılan ödemeler faiz hesabını etkileyebilir.
Ücret faizi
4857 sayılı İş Kanunu m.34, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizi düzenler. Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarında uygulanacak faiz, alacağın niteliği ve talep şekline göre belirlenmelidir.
İhbar ve yıllık izin faizi
İhbar tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından kural olarak yasal faiz ve temerrüt tarihi önemlidir. Noter ihtarı veya alacakların açıkça yazıldığı arabuluculuk başvurusu, temerrüt tartışmasında etkili olabilir.
Konkordato mühletinin faizlere etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. İİK m.294/3, tasdik edilen projede aksi yoksa rehinle temin edilmemiş alacaklarda faiz işlemesinin durmasına ilişkin özel bir kural içerir. Alacağın imtiyazlı niteliği, geçici mühlet tarihi ve proje metni birlikte incelenmeden standart faiz hesabı yapılmamalıdır.
Zamanaşımı
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından güncel genel kural beş yıllık zamanaşımıdır. Ücret ve diğer dönemsel çalışma alacaklarında da çoğunlukla beş yıllık süre uygulanır. Eski tarihli çalışmalar ve kanun değişikliklerine ilişkin geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur. Kısmi davada zamanaşımının hangi miktar yönünden kesildiği dikkate alınmalıdır. “Konkordato var, süre işlemiyor” düşüncesiyle dosya bekletilmemelidir.
Konkordato İlan Eden Şirkette Çalışan İşçi Ne Yapmalı?
1. Mahkeme kararını doğrulayın
Şirket açıklamasıyla yetinmeyin. Konkordato mahkemesi, dosya numarası, geçici mühlet tarihi, komiser bilgileri ve ilanları tespit edin.
2. Belgeleri toplayın
SGK hizmet dökümü, iş sözleşmesi, bordrolar, banka hareketleri, ücret yazışmaları, izin belgeleri, fesih bildirimi, ibraname ve ödeme protokollerini saklayın. Fazla çalışma iddiası varsa vardiya, giriş-çıkış ve mesaj kayıtlarını koruyun.
3. Gerçek alacağı hesaplatın
İşverenin ibranamede yazdığı rakamı doğru kabul etmeyin. Giydirilmiş ücret, gerçek izin süresi ve varsa çalışma alacakları üzerinden ayrı hesap yapılmasını sağlayın.
4. Komiserlik ilanını kaçırmayın
İİK m.299 ilanındaki on beş günlük sürede alacak bildirimi yapın. Alacağın İİK m.206 kapsamında imtiyazlı olduğunu ve imtiyazdan vazgeçmediğinizi açıkça yazın.
5. Noter ihtarı ve arabuluculuk başvurusunu değerlendirin
Ödenmeyen taksiti, toplam bakiye talebini ve ibranamenin geçersizliğini yazılı hâle getirin. Arabuluculuk başvurusunda her alacak kalemini tek tek belirtin.
6. İş mahkemesinde dava açın
Anlaşma olmazsa gerçek alacağın tamamı için iş mahkemesine başvurun. Yanlış belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi yapmamak için her kalemi ayrı değerlendirin.
7. Haciz yoluyla takibi kullanın
Alacak imtiyazlıysa konkordato mühletinde haciz yoluyla takip yapılabilir. İcra takibi ile iş mahkemesi davasının kapsamını çifte tahsil yaratmayacak şekilde koordine edin.
8. Tasdik aşamasını izleyin
İmtiyazlı alacağın tam ödenmesi için yeterli teminat gösterilip gösterilmediğini kontrol edin. Alacak veya imtiyaz haksız biçimde dışlanmışsa süresinde itiraz ve kanun yollarını değerlendirin.
Konkordato İşçi Alacaklarında En Sık Yapılan Hatalar
Şirketin konkordato haberini görüp bütün takiplerin yasak olduğunu düşünmek,
İbranamedeki rakamı gerçek alacağın üst sınırı kabul etmek,
Fesih günü imzalanan ibranameyi geçerli sanmak,
Komiserlik ilanındaki on beş günlük süreyi kaçırmak,
Arabuluculuk başvurusuna alacak kalemlerini tek tek yazmamak,
Gelecek taksitleri beklerken zamanaşımı ve tahsil riskini büyütmek,
İmtiyazdan veya tam ödeme teminatından farkında olmadan vazgeçmek,
Ücret Garanti Fonunun kıdem ve ihbar tazminatını da ödediğini düşünmek,
Konkordato dosyası ile iş mahkemesi dosyasını birbirinden habersiz yürütmek,
Şirket temsilcisinin ve komiserin yetkisini kontrol etmeden yeni ödeme protokolü imzalamak.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato ilan eden şirket kıdem tazminatı öder mi?
Kıdem tazminatı şartları oluşmuşsa şirketin konkordato sürecinde olması borcu kaldırmaz. Yakın dönemde doğmuş kıdem tazminatı İİK m.206 kapsamında imtiyazlı olabilir; komiserlik bildirimi, arabuluculuk, dava ve haciz yolu birlikte değerlendirilir.
Konkordato ilan eden şirkete işçi icra takibi yapabilir mi?
İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı işçilik alacakları için İİK m.294/2 uyarınca haciz yoluyla takip yapılabilir. Alacağın dönemi ve niteliği takipten önce kontrol edilmelidir.
Konkordato işçilik alacağı davasını durdurur mu?
Hayır. Konkordato mühleti, iş mahkemesinde alacak davası açılmasını veya devam eden davanın görülmesini kural olarak engellemez. Takip yasağı ile dava hakkı aynı şey değildir.
İşçi alacağı konkordato planında indirilebilir mi?
İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar, işçi açıkça vazgeçmedikçe İİK m.308/c uyarınca konkordato projesinin indirim ve vade hükümlerine tabi olmaz. İmtiyaz dışında kalan alacaklarda farklı sonuç doğabilir.
Fesih günü imzalanan ibraname geçerli mi?
TBK m.420, fesih ile ibra arasında en az bir ay bulunmasını ve gerçek alacağın eksiksiz biçimde banka aracılığıyla ödenmesini arar. Fesih günü imzalanan ve gelecekteki taksitleri öngören belge geçerli ibra sayılmaz.
İbranamedeki miktardan daha fazla dava açılabilir mi?
Geçersiz ibranamedeki rakam işçinin gerçek alacağının üst sınırı değildir. İşçi, gerçek ücret, yan hak, çalışma süresi ve izin kayıtlarına göre hesaplanan farkı arabuluculukta ve iş mahkemesinde talep edebilir. Yapılmış ödemeler mahsup edilir.
Bir taksit ödenmezse bütün kıdem tazminatı istenebilir mi?
Yargıtay, kıdem tazminatında taksit planının işveren tarafından ihlal edilmesi hâlinde işçinin planla bağlılığının işveren lehine sürdürülemeyeceği yönünde kararlar vermektedir. Muacceliyet hükmü ve belge içeriği incelenerek toplam bakiye talep edilebilir.
Arabulucuya başvurmak için bütün taksitleri beklemek gerekir mi?
Hayır. Alacak fesihle doğmuşsa ve işveren ödeme planını ihlal etmişse, bütün taksitlerin bitmesini beklemek zorunlu değildir. Toplam alacak ve plan ihlali arabuluculuk başvurusuna konu edilebilir.
Konkordato komiserine bildirim yapmak dava açmak için yeterli mi?
Hayır. Komiserlik bildirimi, konkordato sürecinde alacağın kayda alınmasını amaçlar. İşveren alacağın miktarını veya varlığını kabul etmiyorsa alacağın kesin hükümle belirlenmesi için arabuluculuk ve iş mahkemesi süreci gerekebilir.
Ücret Garanti Fonu kıdem tazminatını öder mi?
Hayır. Ücret Garanti Fonu esas olarak şartları bulunan işçinin üç aya kadar ödenmeyen temel ücret alacağını karşılar; kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağının tamamını ödemez.
Konkordato ilanı işçiye otomatik fesih hakkı verir mi?
Konkordato kararı tek başına her durumda haklı fesih nedeni değildir. Ancak ücretin ödenmemesi veya çalışma koşullarında hukuka aykırı ağırlaşma gibi somut ihlaller İş Kanunu m.24 kapsamında haklı fesih hakkı doğurabilir.
Sonuç: Konkordato İşçi Alacaklarını Ortadan Kaldırmaz
Konkordato ilan eden şirketten işçilik alacağı tahsil etmek mümkündür; fakat süreç yalnızca şirketin hazırladığı ibranameye veya taksit tablosuna bırakılmamalıdır. Gerçek kıdem, ihbar, yıllık izin, ücret ve çalışma alacakları yeniden hesaplanmalı; komiserlik bildirimi, zorunlu arabuluculuk, iş mahkemesi davası ve haciz yolu birbiriyle uyumlu yürütülmelidir.
Özellikle fesih günü imzalanmış ibraname, eksik banka ödemesi, ödenmeyen taksit veya gerçeği yansıtmayan ücret hesabı varsa işçi, belgede yazan rakamdan daha yüksek bir alacağa sahip olabilir. Süreler kısa, şirketin malvarlığı ise risk altında olabileceğinden dosyanın erken incelenmesi tahsil imkânını doğrudan etkiler.
Konkordato ilan eden işverenden ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya yıllık izin alacağınız bulunuyorsa; konkordato mahkemesi dosyası, ibraname, ödeme planı ve çalışma kayıtları birlikte incelenmeden yeni bir feragat veya taksit protokolü imzalamayın.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her işçilik alacağı; fesih nedeni, çalışma dönemi, ücret yapısı, konkordato kararının kapsamı ve imzalanan belgeler bakımından ayrı değerlendirilmelidir.
Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.206, m.288, m.294, m.299, m.305, m.308/c
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.19, m.27, m.100, m.117, m.420
4857 sayılı İş Kanunu: m.17, m.24, m.32, m.34, m.41, m.46, m.47, m.59, Ek m.3
1475 sayılı İş Kanunu: yürürlükteki m.14




Yorumlar