YABANCI PARA (DÖVİZ) ALACAĞI NASIL TAHSİL EDİLİR?
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 24 Oca
- 5 dakikada okunur
Bu yazımızda, Türk Lirası dışında belirlenmiş bir yabancı para (döviz) alacağının nasıl tahsil edileceği, uygulanması gereken hukuk kuralları ve izlenmesi gereken yöntem hakkında bilgi verilecektir.

Dünya ekonomisinin küreselleşmesi ile birlikte hukukumuzda, alacak ve borçların sadece Türk Lirası'na bağlanması beklenemez. Mevzuatımıza göre, temel kural borcun ülke parası ile ödenmesi olmakla birlikte bu kural emredici nitelikte değildir. Başka bir deyişle bu hususun aksi kararlaştırılabilir ve borçlanmalar yabancı para yani döviz üzerinden gerçekleştirilebilir. Yabancı para yani döviz alacağı nasıl tahsil edilir?
Temel düzenlemenin bulunduğu kanun maddesi olan Türk Borçlar Kanunu m. 99 hükmü aşağıdaki gibidir:
D. Ödeme
I. Ülke parası ile
MADDE 99- Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Aynen ödeme yapılması kararlaştırılmamış olan sözleşmelerde borcun vade tarihinde ödenme durumu ya da ödenmeme durumuna göre farklı sonuçlar doğmaktadır. Eğer ki borç vadesinde ödenecekse, borçlu anlaşılan yabancı para (döviz) ile borcunu ödeyebileceği gibi borcun vade tarihindeki döviz kuru Türk Lirası üzerinden karşılığını da ödeyerek borcunu ifa edebilir. Vade tarihindeki döviz kuru tespit edilirken Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan veriler, özellikle efektif satış kuru dikkate alınmalıdır.
Borçlu vadesinde borcunu ödemez ise alacaklının alacağını tahsil edebilmesi adına hukuki yollara başvurma hakkı doğacaktır. Bu durumda ise yukarıda borçluya tanınan seçimlik haklara bu sefer alacaklı sahip olacaktır. Alacaklı alacağını aynen yabancı para olarak isteyebileceği gibi vade veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden de talepte bulunabilir. Vade tarihindeki döviz kuru tespit edilirken Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan veriler, özellikle efektif satış kuru dikkate alınmalıdır. Yabancı para (döviz) borçlarında faiz türü ve oranı nedir? Alacaklı eğer ki borcun yabancı para yani döviz üzerinden aynen ifasını tercih ediyorsa, kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek temerrüt faizini de talep edebilecektir.
YABANCI PARA (DÖVİZ) BORCU İCRA TAKİBİNE NASIL KONU EDİLİR?
Yabancı para borcu icra takibine konu edilecekse dikkat edilmesi gereken, kritik birkaç kural ve husus bulunmaktadır. İcra İflas Kanununun 58/3. maddesine göre; ödeme emrinde alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi yer almalıdır. Bu kanun maddesine göre, alacaklı icra takibi başlatırken ödeme emrinde aynen ifaya karşılık olarak yabancı para borcunu göstermişse, fiili ödeme tarihinde döviz borcunun Türk Lirası karşılığının hesaplanması ve borcun güncellenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte alacaklı, takip talebinde talep ettiği yabancı para borcunun TCMB efektif satış kuruna tekabül eden Türk Lirası karşılığını belirtmek zorundadır. Zira takip başlatılırken hesaplanan harç ve masraflar işbu Türk Lirası bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Aksi durum borçlu açısından süresiz şikayet sebebidir. Alacaklı işbu seçimini sonraki aşamalarda değiştiremez.
Konu ile ilgili birkaç Yargıtay kararı aşağıda yer almaktadır:
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2014/23228 E. , 2014/26420 K.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13/05/2014 tarih, 2014/11489 Esas - 2014/14113 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının borçlular aleyhinde her biri 150.000,00 ABD doları bedelli üç adet bonoya dayalı olarak, 410.000,00 ABD doları asıl alacak ve 7.116,99 ABD doları işlemiş faizi olmak üzere, toplam 417.116,99 ABD dolarının faiziyle birlikte kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile tahsilini talep ettiği, harca esas değeri 744.970,94 TL olarak gösterdiği, dosyada bir kısım tahsilatların yapıldığı, alacaklı vekilinin 06.12.2013 tarihinde döviz kurunun nazara alınarak bakiye borcun hesaplanması talebi üzerine, icra müdürlüğünce alacak, takip tarihi itibariyle TL'ye çevrilip bu tutar üzerinden takip başlatıldığı ve alacağın fiili ödeme tarihi itibarı ile tahsilinin talep edilmediği nedeni ile TL üzerinden hesaplama yapıldığı, alacaklı vekilinin bu hesaplamaya karşı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, yabancı paranın takip tarihi itibariyle TL'ye çevrilerek TL olarak tahsilinin talep edildiği kabul edilerek şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesi gereğince; “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. ''Buna göre; alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
Somut olayda, alacaklının takip talebinde, asıl alacağı ve asıl alacağa işlemiş faizi yabancı para olarak (USD) istediği, yabancı para üzerinden istenen toplam alacağın TL karşılığını İİK’nun 58/3. maddesinin emredici nitelikteki hükmü gereğince göstererek yaptığı takipte, takipten sonra da %10,50 oranında (USD) faizi ile birlikte tahsilini istediği ve bu haliyle, seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; alacaklı, yabancı para alacağı olan asıl alacak için 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir.
Mahkemece alacaklı şikayetinin bu ilke ve kurallar doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, seçimlik hakkını fiili ödeme tarihi olarak kullanmadığı kabul edilerek yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13/05/2014 tarih ve 2014/11489 Esas-2014/14113 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2020/226 E. , 2021/6353 K.
“Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken Euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş; hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.”
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2019/4094 E. , 2021 / 3484 K.
“Davacı dava dilekçesi ile seçim hakkını ülke para birimi olan TL’den yana kullanmış olup, birleşen davada bu tercihinden dönerek borcun yabancı para üzerinden tahsilini talep edemez. Bu durumda mahkemece, davalıdan rücuen tahsiline karar verilen yabancı para borcunun seçim hakkının kullanıldığı tarih olan dava tarihi esas alınarak hesaplanacak TL karşılığı üzerinden hüküm tesisi gerekirken, yabancı para birimi üzerinden hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.”




Yorumlar