top of page

FUHUŞ SUÇU NEDİR? (TCK m. 227) | ŞARTLARI, UNSURLARI VE CEZASI

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Arb. Servet Aksoy
    Av. Arb. Servet Aksoy
  • 10 Şub
  • 7 dakikada okunur

Fuhuş suçu, Türk Ceza Kanunu’nda en ağır yaptırımlara bağlanan suçlardan biridir. Özellikle çocukların korunması, insan onurunun ve vücut dokunulmazlığının güvence altına alınması amacıyla kanun koyucu bu suçu ayrıntılı ve sert şekilde düzenlemiştir.

Toplumda sıkça yanlış bilinenin aksine, fuhuş suçu sadece “para karşılığı cinsel ilişki” ile sınırlı değildir. Teşvik, aracılık, yer temini, kazançtan yararlanma gibi birçok fiil de bu suçun kapsamına girer.

fuhuş, suç, ceza, eskort, yer sağlama, teşvik, izmir ceza avukatı

Fuhuş Suçu Nedir?

Fuhuş suçu; bir yetişkinin veya çocuğun, başkalarıyla para veya menfaat karşılığında cinsel ilişkide bulunmaya yönlendirilmesi, bu sürecin kolaylaştırılması ya da bundan kazanç sağlanmasıdır. Kanun, fuhuş yapan kişiyi değil; fuhşa sürükleyen, aracılık eden ve bundan menfaat sağlayan kişileri cezalandırmayı hedef alır.


Fuhuş Suçunun Unsurları Nelerdir?

Fuhuş suçunun oluşabilmesi için kanunen ve temel olarak şu unsurlar aranır:

  • Bir kişinin fuhşa teşvik edilmesi

  • Fuhuşun kolaylaştırılması

  • Fuhuş için aracılık yapılması

  • Fuhuş amacıyla yer temin edilmesi

  • Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılması

Bu fiillerden herhangi birinin bile gerçekleşmesi, suçun oluşması için yeterlidir.


Çocuğa Karşı Fuhuş Suçu (En Ağır Hal)

Kanun, çocuklara yönelik fuhuş fiillerini ayrı ve çok daha ağır şekilde düzenlemiştir.

Bir çocuğu;

  • Fuhşa teşvik eden,

  • Fuhuş için temin eden,

  • Barındıran,

  • Fuhşa aracılık eden

kişiler 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve yüksek miktarda adli para cezası ile cezalandırılır.

⚠️Çocuğa yönelik fuhuş suçunda hazırlık hareketleri bile tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. Yani henüz fiil gerçekleşmese dahi ceza verilebilir.


Yetişkinlere Yönelik Fuhuş Suçu ve Cezası

Bir yetişkini fuhşa teşvik eden, bu işi kolaylaştıran, fuhuş için yer sağlayan veya aracılık eden kişiler hakkında:

  • 2 yıldan 4 yıla kadar hapis

  • Adli para cezası

öngörülmüştür.

Ayrıca, fuhşa sürüklenen kişinin kazancıyla geçimini sağlamak, kanun gereği doğrudan fuhşa teşvik sayılır.


Cebir, Tehdit, Hile veya Çaresizlik Varsa Ne Olur?

Eğer fuhuş suçu;

  • Tehdit veya cebirle

  • Hileyle

  • Kişinin çaresizliğinden yararlanılarak

işlenmişse, verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Bu durumlar, uygulamada en sık karşılaşılan nitelikli hâller arasındadır.


Aile Üyeleri veya Güven İlişkisi Varsa Ceza Artar mı?

Suç; eş, anne-baba, kardeş, öğretmen, bakıcı, vasi, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmişse, ceza yarı oranında artırılır. Aynı artırım, kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanıldığında da uygulanır.


Örgütlü Fuhuş Suçu

Fuhuş suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde de ceza yarı oranında artırılır. Bu tür yargılamalar Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılır ve yaptırımları son derece ağırdır.


Eskorta Gitmek Suç Mu?

Toplumda çokça merak edilen konulardan biri de şudur: “Eskorta gitmek suç mu?” Cevap net ama dikkatli okunması gerekir: Eskorta gitmek tek başına suç değildir. Türk Ceza Kanunu’na göre, reşit bir kişinin kendi rızasıyla fuhuş yapması veya fuhuş hizmeti alması, tek başına suç olarak düzenlenmemiştir. Yani reşit bir kişiyle zor, tehdit, hile olmaksızın, arada aracılık veya organizasyon bulunmadan

gerçekleşen bir ilişki, doğrudan ceza sorumluluğu doğurmaz.

Çocuk Söz Konusuysa Durum Tamamen Değişir

Çocuğa yönelik fuhuşta,

  • Rıza aranmaz.

  • “Bilmediğini” söylemek mahkumiyet sonucunu ortadan kaldırmaz.

  • Hizmet alan kişi de ağır ceza sorumluluğu altına girer.

Bu hâlde hem fuhşa aracılık hem de çocuğun cinsel istismarı suçları gündeme gelir.


Fuhuş Suçunda Tüzel Kişiler ve Mağdurun Durumu

  • Fuhuş suçuna karışan şirketler hakkında güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

  • Fuhşa sürüklenen kişiler hakkında ise tedavi ve psikolojik destek kararı verilebilir. Kanun, mağduru cezalandırmayı değil, korumayı esas alır.


Sonuç: Fuhuş Suçu Basit Bir Suç Değildir

Fuhuş suçu; çok geniş fiilleri kapsayan, ağır hapis cezaları içeren, çoğu zaman nitelikli hâllerle karşılaşılan son derece ciddi bir suç tipidir. Özellikle aracılık, yer temini veya kazançtan yararlanma gibi fiillerin “önemsiz” olduğu düşüncesi hukuken tamamen yanlıştır. Bu suçlarda yapılacak en küçük hata, uzun yıllar hapis cezası ile sonuçlanabilir.



T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2020/8124 - K. 2021/24580, T. 14.10.2021

* FUHUŞ SUÇU ( Bir Kısım Sanığın Savunmalarında Suçlamaları Kabul Etmeyip Bir Kısım Mağdurun da Sanıklara İlişkin Beyanının Bulunmadığı - Beyanı Alınmayan Mağdurların Dinlenerek Sanıkların Hukuki Durumlarının Belirlenmesinin Gerektiği/Yetersiz Gerekçeyle Mahkumiyet Kararları Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği )

* ÇARESİZLİK UNSURU ( Hayatını Devam Ettirmek Bir Yerde Kalmak veya Gitmek Gibi Konularda Yapacak Bir Şeyi Olmayan Kimselerin Durumunun Anlaşılması Gerektiği - Kişinin Muhtaç Halinin Yarattığı Sonuçtan Yararlanılarak Sömürülmesinin Gerekli Olduğu/Sanıkların Mağdurların Ne Şekilde Çaresizliğinden Yararlanarak Suçu İşledikleri Tartışılmadan 5237 SK Md. 227/4’ün Uygulanmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

* SANIĞIN DURUŞMADA HAZIR BULUNMAMASI ( Sanıklardan Birinin Hükmün Açıklandığı Duruşmada Başka Bir Suçtan Farklı Yargı Çevresinde Cezaevinde Hükümlü Olduğu - Sanığın Duruşmadan Bağışık Tutulma Talebi Olmaksızın Yokluğunda Mahkumiyetine Karar Verilerek Savunma Hakkının Kısıtlanmasının Bozmayı Gerektirdiği )

5237/m.227

5271/m.193,196

ÖZET : Dava, fuhuş suçuna ilişkindir.

Fuhuş suçunda çaresizlikten söz edebilmek için kişinin muhtaç halinin yarattığı sonuçtan yararlanılarak sömürülmesi gereklidir. Bu noktada sanıkların mağdurların ne şekilde çaresizliğinden yararlanarak atılı suçu işledikleri açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle TCK madde 227/4 hükmünün uygulanması,

Bir kısım sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, bir kısım mağdurun da sanıklara ilişkin beyanının bulunmaması karşısında beyanı alınmayan mağdurların dinlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükümleri verilmesi,

Sanıklardan birinin hükmün açıklandığı duruşmada başka bir suçtan farklı yargı çevresinde cezaevinde hükümlü olduğu ve vareste talebi olmadan duruşmada hazır edilmeksizin yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkumiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre, cezaevinde bulunan sanık ...'a gerekçeli kararın 5271 Sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken, kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu suretle sanık müdafisinin temyiz istemi süresinde kabul edilerek, ayrıca sanıklar ..., ... ve ... müdafisinin vekalet ücretine yönelik yaptığı temyiz isteminin, sanık ... hakkında insan ticareti suçundan verilen beraat hükmünde ayrıca vekalet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle, temyiz incelemesinin, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede, iletişimin tespiti kararlarının “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan alınmış olması ve bu kararların verildiği tarihlerde “fuhuş” suçunun CMK'nın 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının, fuhuş suçu açısından yasal delil niteliğine haiz olmadığı anlaşılmakla, dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

1-) Sanıklar ...'un ...'a yönelik fuhuş eyleminden, ...'ın mağdurlar ..., ...'e yönelik fuhuş eylemlerinden, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinin incelenmesinde;

Sanıklara atılı suça ilişkin Yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 Sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ...'in müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnamaye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğunda sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,

2-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinin incelenmesinde;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve sanıklar ... ve ... müdafisinin temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

a. Sanıklar ... ve ...'ye yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,

b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin de usul ve yasaya uygun olduğu,

Anlaşıldığından, sanıklar ..., ... ve ...'in müdafileri ile sanık ...'ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

3-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın fuhuş eylemleri ile sanık ...'un mağdur ... yönelik fuhuş eyleminden, sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik fuhuş eyleminden kurulan hükümlerin temyizinde ise;

a. Sanıkların, cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliklerinden faydalanarak mağdurlara fuhuşa sevkettiğine dair delil elde edilemediği gibi, çaresizlikten söz edebilmek için kişinin muhtaç durumda bulunması, bu muhtaç halin yarattığı sonuçtan yararlanılarak sömürülmesinin gerektiği, TCK'nın 227/4.maddesinde belirtilen çaresizlik halinde, hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak veya gitmek gibi konularda yapacak bir şeyi olmayan kimsenin durumunu anlamak gerekli olup, bu nitelikli halin varlığının kabulü için, mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir çaresizlik ortamında bulunması gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların mağdurların ne şekilde çaresizliğinden yararlanarak atılı suçu işledikleri açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle TCK'nın 227/4. maddesinin uygulanması,

b. sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine sübuta yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeyerek, yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık ...'nın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

c. Sanık ...'in mağdur ... ...'a yönelik suçlamayı kabul etmemesi ve mağdur ... ...'un da sanığın kendisine fuhuş yaptırdığına dair beyanının olmaması karşısında, sanığın hangi eylemi sebebiyle mağdura yönelik bu suçun işlendiği kanaatine varıldığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde irdelenmeden ve sanığın bu mağdura yönelik eylemden mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin neler olduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

d. Sanıklar ... ve ...'nin aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmemeleri ve dosya içeriğinde mağdur ...'un beyanının bulunmaması karşısında; mağdur ...'un dinlenilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

e. UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık ...'ın 07/03/2019 tarihinde, sanık ...'ın 01/09/2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,

Kabule göre de;

Sanık ...'nın, hükmün açıklandığı duruşmada ... M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü olduğu ve farklı yargı çevresinde cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, vareste tutulma talebi olmadan, duruşmada bizzat veya SEGBİS vasıtasıyla hazır edilmeyerek, yokluğunda yargılamaya devam edilip hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın müdafileri ile sanıklar ..., ..., ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, sanık ... ve ... bakımından başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yorumlar


bottom of page