İŞ YERİNDE SES KAYDI ALINMASI İŞÇİYE İŞ SÖZLEŞMESİNİ HAKLI NEDENLE FESİH HAKKI VERİR.
- Av. Arb. Servet Aksoy
- 24 Mar
- 5 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 gün önce
İŞ YERİNDE SES KAYDI YASAK MI?
Güvenlik Kamerası Görüntü Kaydı Alınabilir Fakat, SES KAYDI HUKUKA AYKIRI! (Yargıtay Kararı)
İş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımı artık hayatın bir gerçeği. Ancak kritik ve çoğu kişinin bilmediği bir ayrım var: görüntü kaydı ile ses kaydı aynı şey değildir. Bu fark, doğrudan işçinin haklarını, işverenin sorumluluğunu ve hatta ceza hukukunu ilgilendirir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2020/1482 E., 2020/5244 K., 01.06.2020 tarihli kararı bu konuda son derece net ve emsal niteliktedir.

1. İŞ YERİNDE GÜVENLİK KAMERASI KULLANIMI: SINIRLAR NEDİR?
İşverenin işyerinde güvenlik amacıyla kamera ile görüntü kaydı yapması kural olarak mümkündür. Ancak bu yetki sınırsız değildir:
İşçiye önceden bilgi verilmelidir
Kayıt meşru amaçla sınırlı olmalıdır (güvenlik, iş düzeni vb.)
Özel alanlar (tuvalet, soyunma odası) kesinlikle kapsam dışıdır
Bu şartlar sağlandığında görüntü kaydı çoğu durumda hukuka uygundur.
2. KRİTİK NOKTA: SES KAYDI NEDEN HUKUKA AYKIRI?
Yargıtay kararının en önemli tespiti şudur:
İş yerinde çalışanların seslerinin kaydedilmesi, açık rıza ve haklı gerekçe yoksa kişilik haklarına aykırıdır ve bu kayıtlar hukuka aykırı delildir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2020/1482 E., 2020/5244 K., 01.06.2020 tarihli kararındaki somut olayda işveren, güvenlik kamerası ile hem görüntü hem de ses kaydı almış; ancak işçiye bu konuda bilgilendirme yapılmamış ve ses kaydı alınmasını gerektiren haklı bir menfaat ortaya konulamamıştır. Bu nedenle Yargıtay, ses kayıtlarının delil olarak kullanılamayacağını açıkça belirtmiştir.
3. HUKUKA AYKIRI SES KAYDI = DELİL OLARAK GEÇERSİZ
Bu kararın en önemli sonuçlarından biri: İşveren, işçiyi suçlamak için elde ettiği ses kaydını kullanamaz. Hukuka aykırı delil olması nedeniyle; “Kamerada seni dinledik” savunması, “Ses kaydında hakaret ettin” iddiasının mahkemede hiçbir değeri yoktur. Bu durum işveren açısından ciddi bir risk yaratır.
4. İŞÇİ AÇISINDAN: HAKLI FESİH HAKKI DOĞAR
İşverenin hukuka aykırı şekilde ses kaydı alması sadece delil meselesi değildir. Aynı zamanda işçi açısından çok güçlü bir haklı fesih sebebidir. Çünkü bu durum kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve güven ilişkisinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu durumda işçi:
İş sözleşmesini derhal feshedebilir
Kıdem tazminatını talep edebilir
Şartları varsa:
Fazla mesai
Yıllık izin
Diğer işçilik alacaklarını da isteyebilir
5. YARGITAY KARARININ NET SONUCU
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi şu sonuca ulaşmıştır:
Ses kaydı hukuka aykırıdır
Bu kayıtlar delil olarak kullanılamaz
İşçinin hakaret ettiği ispatlanamamıştır
Bu nedenle işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talebi kabul edilmelidir
Yani işveren, hukuka aykırı kayıt yaptığı için davayı kaybetmiştir.
6. İŞVEREN AÇISINDAN CEZAİ SORUMLULUK
Bu konu sadece iş hukuku ile sınırlı değildir.
İşverenin yaptığı bu eylem:
TCK m.134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal)
Duruma göre haberleşmenin gizliliği ihlali
kapsamında suç teşkil edebilir.
Yani sonuçlar:
Tazminat sorumluluğu
İşçilik alacakları
CEZA DAVASI
şeklinde üçlü bir risk doğurur.
7. UYGULAMADA EN ÇOK YAPILAN HATA
Birçok işveren şu hatayı yapar: “Güvenlik kamerası kurduk, her şeyi kaydedebiliriz.”
Bu tamamen yanlıştır. Kamera ≠ Mikrofon. Görüntü kaydı çoğu durumda hukuka uygun olabilirken, ses kaydı çoğu durumda açıkça hukuka aykırıdır.
8. SONUÇ: SES KAYDI İŞVERENİ YAKAR
Bu Yargıtay kararı açık bir mesaj veriyor:
İş yerinde gizli ya da habersiz ses kaydı almak
İşçiye karşı kullanmak
Delil olarak sunmak
Hepsi hukuka aykırı ve ağır sonuç doğuran işlemlerdir. İşçi açısından ise bu durum:
Haklı fesih
Kıdem tazminatı
Tazminat ve alacak hakları
doğuran güçlü bir hukuki koz anlamına gelir.
9. KARAR KÜNYESİ
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/1482 Karar No: 2020/5244 Karar Tarihi: 01.06.2020
T.C.
YARGITAY
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1482
Karar No: 2020/5244
Karar Tarihi: 01-06-2020
YARGITAY KARARI
MAHKEMESI: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde oldugu anlasıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, geregi konusulup düsünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı Isteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı sirkete ait akaryakıt istasyonunda market elemanı ve soför olarak çalıstıgını is akdinin haksız feshedildigini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım isçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmistir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili zamanasımı itirazında bulunarak davacının isveren yetkilileri hakkında hakaret ve küfür içerikli konusmalar yaptıgının tespi üzerine is akdinin haklı nedenle feshedildigini savunarak davanın reddini istemistir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma sonrası toplanan deliller ve bilirkisi raporu dogrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmistir.
Temyiz Basvurusu:
Karara karsı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz yoluna basvurmustur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandıgı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının asagıdaki bendin kapsamı dısında kalan temyiz itirazları yerinde degildir. 2-Taraflar arasında davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadıgı konusunda uyusmazlık bulunmaktadır. Isverene ait bir ya da birkaç isyerinde belli bir süre çalısmıs bir isçinin, isini kaybetmesi halinde isinde yıpranması, yeni bir is edinmede karsılasacagı güçlükler ve isyerine sagladıgı katkı göz önüne alınarak, geçmis hizmetlerine karsılık isveren tarafından isçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir. Kıdem tazminatının kosulları, hesabı ve ödeme sekli dogrudan Is Kanunlarında düzenlenmistir. Kıdem tazminatı, feshe baglı haklardan olsa da, is sözlesmesinin sona erdigi her durumda talep hakkı dogmamaktadır. Somut olayda; dairemizce mahkemenin ilk kararı; "Isverence davacının isveren yetkililerine hakaret ettigine dair marketteki güvenlik kamerası kayıtları CD seklinde dosyaya sunulmustur. Mahkemece CD çözümü yaptırılmamıstır. Dosyada mevcut CD'nin çözümü yaptırılarak, isveren yetkilileri
hakkında küfür ve hakaret içerikli beyanının tespiti halinde haklı fesih olusacagından kıdem ve ihbar tazminatları reddedilmelidir. Aksi halde ise simdiki gibi hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik arastırma ve inceleme ile yazılı sekilde hüküm kurulması hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmus, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmis ve yapılan yargılama neticesinde davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmistir. Isçinin davranıslarından kaynaklanan fesih sebebi, isçinin kusurlu bir davranısını sart kosar.
Is Kanunu’nun 25 inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, isçinin isverene veya ailesine karsı seref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranıslarda bulunması ya da isveren hakkında seref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya isçinin isverene veya aile üyelerinden birine satasması haklı fesih nedeni olarak sayılmıstır. Böyle durumlarda isçi, anayasanın 25 ve 26 ncı maddesi ile güvence altına alınmıs düsünceyi açıklama özgürlügüne dayanamaz. Buna karsılık isçinin bu agırlıkta olmayan isveren aleyhine sarfettigi sözler çalısma düzenini bozacak
nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece isverene karsı degil, isveren temsilcisine karsı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek agırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Bunun gibi, isçinin, isveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, isverenin yakını olan veya isverenin yakın iliskide bulundugu veya baska bir iste ortagı olan kisilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kisilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle isverenin sahsının önemli oldugu küçük isletmeler bakımından bu durum is sözlesmesinin feshi için geçerli neden olusturacaktır. Dosya kapsamında yapılan degerlendirmede, CD çözümünde davacının isverenin anılan yetkilileri hakkında bunların çete oldugu, kalıbının adamı olmadıgı seklinde beyanlarının, davacının diger isçi ile arasındaki konusmada geçtigi, konusmaların kamera kaydına alınması ve dinlenmesi nedeni ile isverenin bundan haberdar oldugu fakat isçinin kameranın görüntü ile birlikte ses kaydının da alındıgı konununda rızası alınmadıgı gibi önceden bilgilendirildigi konusunda herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıstır. Akaryakıt konusunda faaliyet gösteren isyerinde isçilerin ses kayıtlarının alınmasını gerektiren haklı bir menfaatin varlıgı da ortaya konulmadıgına göre kisilik haklarına ve hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtlarının delil olarak degerlendirilmesi mümkün degildir. Bu baglamda, isçinin aleni bir sekilde isverene yöneltmek kastıyla kanunda düzenlenen sekilde isçinin isverene veya ailesine karsı seref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi eylemini gerçeklestirdiginin kabul edilmesi dosya kapsamına uygun düsmemistir. Bu nedenle mahkemece davacının kıdem ve ihbar
tazminatı alacaklarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı sekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmistir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, pesin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01.06.2020 tarihinde oybirligiyle karar verildi.




Yorumlar